Naylon poşetlerin zararları ile ilgili rap tarzı müzik
Haberler
TÜBİTAK Suşehri’nde Öğrencilerle Buluştu: Mikroplastik Gerçeği
TÜBİTAK Bilim Söyleşileri kapsamında, çevre ve insan sağlığını tehdit eden mikroplastiklere dikkat çekmek amacıyla önemli bir bilimsel etkinlik gerçekleştirildi. 17 Nisan 2026 tarihinde saat 14:30’da Sivas’ın Suşehri ilçesinde bulunan Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde düzenlenen söyleşide, Prof. Dr. Hamdi Temel öğrencilerle bir araya geldi.
Söyleşide, günlük yaşamda yaygın olarak kullanılan plastiklerin zamanla parçalanarak “mikroplastik” adı verilen ve 5 mm’den küçük boyutlara ulaşan zararlı partiküllere dönüştüğü vurgulandı. Bu parçacıkların suya, toprağa ve gıdalara karışarak hem ekosistemi hem de insan sağlığını tehdit ettiği ifade edildi. Prof. Dr. Temel, özellikle plastik ambalajlar, pet şişeler ve tek kullanımlık ürünlerin yüksek sıcaklık ve çevresel etkilerle kimyasal maddeler salabildiğini; bu maddelerin hormon dengesini bozabileceğini, obezite, diyabet, kalp-damar hastalıkları ve kanser riskini artırabileceğini belirtti. Ayrıca mikroplastiklerin yalnızca çevrede değil; insan kanında, akciğerlerinde ve plasentada dahi tespit edildiğine dikkat çekilerek, sorunun küresel boyutu gözler önüne serildi.
Bilimsel veriler ışığında öğrencilere çevre bilinci kazandırmayı amaçlayan etkinlikte, plastik kullanımının azaltılması, cam ve doğal ürünlerin tercih edilmesi ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi gerektiği vurgulandı. Yoğun ilgi gören söyleşi, gençlerin bilimle buluşmasına katkı sağlarken çevre sağlığı konusunda farkındalık oluşturdu.
Program sonunda Suşehri İlçe Milli Eğitim Müdürü Şaban Balcı günün anlam ve önemine ilişkin kısa bir konuşma yaparak Prof. Dr. Hamdi Temel’e plaket takdim etti. Suşehri Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Tufan Ahmet Başer ise sunumdan dolayı öğrenci ve öğretmenler adına teşekkür ederek çiçek takdiminde bulundu. Program kapsamında Prof. Dr. Hamdi Temel, editörlüğünü yaptığı “Sağlık Bilimleri Açısından Kantaron” adlı kitabı okul kütüphanesine hediye etti. Etkinlik, öğrencilerle birlikte çekilen toplu fotoğrafın ardından sona erdi.
Haberler
BOĞAZLIYAN’DA TÜBİTAK BİLİM SÖYLEŞİLERİ KAPSAMINDA “SESSİZ TEHDİT” GÜNDEMDE: MİKROPLASTİKLER MASAYA YATIRILDI
Boğazlıyan’da, TÜBİTAK Bilim Söyleşileri programı kapsamında düzenlenen etkinlikte, çevre ve insan sağlığını tehdit eden mikroplastikler bilimsel yönleriyle ele alındı. Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamdi Temel, öğrencilerle bir araya gelerek hem akademik çalışmalarından elde ettiği verileri paylaştı hem de çevre bilincinin önemine dikkat çekti.
Etkinliğe ev sahipliği yapan Necmettin Yıldız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen söyleşide, “Sessiz Tehdit: Görünmeyen Tehlike Mikroplastikler” başlığı altında, plastik atıkların doğada parçalanarak mikro boyutlara ulaşmasının ekosistem ve insan sağlığı üzerindeki etkileri kapsamlı şekilde değerlendirildi.
Bilimsel Verilerle Mikroplastik Gerçeği
Prof. Dr. Hamdi Temel, özellikle su kaynakları, gıda zinciri ve insan vücudunda tespit edilen mikroplastiklere ilişkin yürüttüğü bilimsel çalışmalar ışığında önemli bulgular paylaştı. Mikroplastiklerin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurgulayan Temel, plastik kullanımının azaltılmasının artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu ifade etti.
Yoğun Katılım ve Etkileşim
Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği söyleşi, soru-cevap bölümüyle interaktif bir şekilde devam etti. Katılımcılar, günlük yaşamda mikroplastik maruziyetini azaltmaya yönelik öneriler hakkında doğrudan bilgi alma fırsatı buldu.
Anlamlı Bir Hatıra: Kitap Bağışı
Etkinlik sonunda Prof. Dr. Hamdi Temel, kaleme aldığı Suyun Sesini Duydum adlı kitabını imzalayarak okul kütüphanesine hediye etti. Bu anlamlı bağış, öğrencilerin su, çevre ve sürdürülebilirlik konularında farkındalıklarını artırmaya yönelik önemli bir katkı olarak değerlendirildi.
Teşekkür ve Plaket Takdimi
Programın sonunda, Okul Müdürü Yunus Emre Ocak, değerli katkılarından dolayı Prof. Dr. Hamdi Temel’e teşekkür ederek plaket takdim etti. Ocak, konuşmasında çevre bilinci yüksek nesiller yetiştirmenin önemine vurgu yaptı.
Bilim Toplumla Buluşuyor
TÜBİTAK Bilim Söyleşileri kapsamında gerçekleştirilen bu etkinlik, bilimin toplumla buluşmasına katkı sağlarken, genç nesillerde çevresel farkındalığın artırılması açısından önemli bir adım oldu.
Köşe Yazıları
Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi
Editörlüğünü yaptığım “Sağlık Bilimleri Açısından Sarı Kantaron” kitabı, yaklaşık bir yıllık yoğun bir akademik emeğin ve disiplinler arası bilimsel iş birliğinin sonucunda ortaya çıkmış kapsamlı bir çalışmamızdır. Bu eserle temel amacımız; halk arasında yaygın olarak kullanılan sarı kantaron bitkisini bilimsel veriler ışığında yeniden değerlendirmek ve doğru kullanımına rehberlik etmektir.
Anadolu’nun sarı çiçekleri arasında mütevazı bir yere sahip olan sarı kantaron, aslında yüzyıllardır insan sağlığına dokunan güçlü bir bitkidir. Halk arasında “kılıç otu” ya da “binbirdelik otu” olarak bilinen bu bitki, geçmişte daha çok deneyimle kullanılırken bugün artık bilimsel verilerle değerlendirilmektedir.
Kitabımızda da vurguladığımız gibi, bu bitkiyi doğru anlamanın yolu onu hem geleneksel hem de modern bilim perspektifiyle ele almaktan geçmektedir.
Depresyon ve Ruh Sağlığı Üzerine Etkileri
Kitabımızda detaylı olarak ele aldığımız en önemli kullanım alanlarından biri, sarı kantaronun hafif ve orta şiddette depresyon üzerindeki etkisidir. Bitkinin içerdiği hiperisin ve hiperforin gibi bileşenlerin, beyinde serotonin, dopamin ve noradrenalin gibi nörotransmitterler üzerinde düzenleyici etkiler gösterdiği bilinmektedir.
Bu nedenle sarı kantaron, özellikle duygudurum bozukluklarına bağlı gelişen huzursuzluk, kaygı ve uyku problemlerinde destekleyici bir rol oynayabilmektedir. Ancak burada altını çizdiğimiz önemli bir nokta şudur: Bu bitki bir “uyku ilacı” değildir; uykuya etkisi dolaylıdır ve duygu durumun dengelenmesi üzerinden gerçekleşir.
Yara ve Yanık Tedavisinde Geleneksel Güç
Anadolu’da yaz aylarında hazırlanan kırmızı kantaron yağı, aslında halk hekimliğinin en bilinen uygulamalarından biridir. Kitabımızda da belirttiğimiz üzere, bu yağın yara iyileşmesini destekleyici, antiinflamatuar ve antimikrobiyal özellikleri bilimsel çalışmalarla da desteklenmektedir.
Özellikle yüzeysel yanıklar, küçük kesiler ve cilt lezyonlarında topikal olarak kullanımı yaygındır. Ancak burada da doğru kullanım ve hijyen koşulları büyük önem taşır.
Sindirim Sistemi Üzerindeki Etkiler
Sarı kantaronun mide ve bağırsak sistemi üzerindeki etkileri de dikkat çekicidir. Deneysel çalışmalarda mide mukozasını koruyucu etkiler gösterdiği belirtilmiştir. Ancak kitabımızda özellikle vurguladığımız gibi, bu durum sarı kantaronun “ülser tedavisi” olduğu anlamına gelmez.
Destekleyici olabilir, ancak klinik tedavinin yerine geçmez. Bu ayrımın doğru yapılması, halk sağlığı açısından son derece önemlidir.
Antiinflamatuar ve Antioksidan Etkiler
Sarı kantaron, içerdiği fenolik bileşikler sayesinde güçlü bir antioksidan kapasiteye sahiptir. Bu özelliği ile hücresel hasarın azaltılmasına katkı sağlayabilir. Aynı zamanda inflamasyonun baskılanmasına yardımcı olabilecek etkiler de göstermektedir.
Bu yönüyle bitki, yalnızca belirli hastalıklar için değil, genel sağlık destekleyici bir ajan olarak da değerlendirilmektedir.
En Kritik Nokta: Güvenli Kullanım
Kitabımızda özellikle altını çizdiğimiz en önemli konu ise güvenliktir.
Sarı kantaron:
- Bazı ilaçların etkisini azaltabilir
- Özellikle doğum kontrol haplarıyla etkileşebilir
- Antidepresanlarla birlikte kullanıldığında risk oluşturabilir
Bu nedenle “bitkisel olduğu için zararsızdır” yaklaşımı kesinlikle doğru değildir.
Sonuç: Bilinçli Kullanım Şart
Sarı kantaron ne mucize bir bitkidir ne de tamamen etkisizdir. Doğru kullanıldığında fayda sağlayabilir; yanlış kullanıldığında ise ciddi sorunlara yol açabilir.
Bizler “Sağlık Bilimleri Açısından Sarı Kantaron” kitabını hazırlarken tam da bu dengeyi kurmayı amaçladık:
Abartıdan uzak, bilimsel, güvenilir ve yol gösterici bir kaynak ortaya koymak.
Unutulmamalıdır ki; bitkiler doğanın sunduğu güçlü araçlardır.
Ama bu gücü doğru kullanmak, bilgiyle mümkündür.
-
Köşe Yazıları2 ay önceAcı Yakıyor Ama Mutlu Ediyor: Acı Biberin Şaşırtıcı Gücü
-
Haberler3 ay önceProf. Dr. Hamdi Temel’den Mikroplastik Uyarısı: “Sessiz Tehdit Beyne Kadar Ulaşıyor”
-
Köşe Yazıları2 ay önceRamazan’da Baş Ağrısı ve Böbrekler
-
Haberler2 ay önceProf. Dr. Hamdi TEMEL, Öğrencilerle Bilim ve Çevre Bilinci Üzerine Buluşuyor
-
Köşe Yazıları1 ay önceBiz Bayramları Böyle Yaşardık
-
Haberler2 ay önceKadışehri’nde Çevre Bilinci Hamlesi: Sağlıklı Nesiller İçin Bilim Söyleşisi
-
Köşe Yazıları1 ay önceOruç: Hücrelerimizi Yenileyen İlahi Sistem
-
Haberler2 ay önceYozgat’ta 43 akademisyen sağlık açısından sarı kantaron bitkisini inceledi
