Naylon poşetlerin zararları ile ilgili rap tarzı müzik
Köşe Yazıları
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Son günlerde yine akıl almaz olaylara tanıklık ediyoruz.
Bir insanın, hatta bir öğrencinin asla yapamayacağını düşündüğümüz davranışlar sıradanlaşmaya başladı.
İçimiz yanıyor…
Ama hep aynı şeyi yapıyoruz:
Suçu başkalarında arıyoruz.
Kimi siyasetçileri suçluyor,
kimi eğitim sistemini,
kimi medyayı,
kimi aileleri,
kimi de dijital dünyanın görünmez kurgulayıcılarını…
Liste uzayıp gidiyor.
Peki ya biz?
Kendimizi düzeltmek için ne yapıyoruz?
Oysa aynı gemideyiz.
Ve farkında olmadan birlikte batıyoruz.
Bugün okuduğum bir akademik çalışma, bu gidişatı çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.
PLOS ONE dergisinde yayımlanan ve Sherry Towers ve arkadaşlarının yürüttüğü araştırma, kitlesel şiddetin “bulaşıcı” olduğunu matematiksel modellerle gösteriyor.
1998–2013 yılları arasındaki okul saldırıları ve kitlesel cinayet verileri incelenmiş.
Sonuçlar ürkütücü:
Bir saldırının ardından, benzer bir olayın gerçekleşme ihtimali yaklaşık 13 gün boyunca artıyor.
Her kitlesel cinayet, ortalama 0,30 yeni olayı tetikliyor.
Her okul saldırısı ise yaklaşık 0,22 yeni vakaya zemin hazırlıyor.
Bu ne demek?
Şiddet, tıpkı bir virüs gibi yayılıyor.
Üstelik bu yayılımın en önemli taşıyıcısı, çoğu zaman farkında ya da olmadan, medya oluyor.
Araştırma şunu açıkça gösteriyor:
Daha az kişinin etkilendiği ve medyada geniş yer bulmayan olaylarda bu “bulaşma etkisi” görülmüyor.
Yani…
Saldırganı öne çıkaran,
olayı dramatize eden,
detaylarıyla servis edilen her haber,
yeni bir felaketin tohumlarını atabiliyor.
Bir diğer kritik gerçek ise silaha erişim.
Veriler, silaha ulaşmanın kolay olduğu yerlerde bu şiddet dalgasının çok daha hızlı yayıldığını ortaya koyuyor.
Sıkça dile getirilen “ruh sağlığı” tartışmaları ise çoğu zaman meselenin özünü gölgede bırakıyor.
Bilimsel veriler, asıl belirleyici faktörlerin erişilebilirlik ve iletişim dili olduğunu söylüyor.
Artık bu olayları “münferit sapkınlıklar” olarak değerlendirme lüksümüz yok.
Karşımızda, matematiksel olarak modellenebilen, zamansal kümelenmeleri olan bir şiddet salgını var.
Eğer medya dilini değiştirmezsek,
eğer şiddeti görünür kılarken sorumluluk almazsak,
eğer birey olarak kendimizi sorgulamazsak…
Bu 13 günlük karanlık döngüler tekrar etmeye devam edecek.
Ve biz, sadece izleyen değil,
bu döngünün bir parçası olmaya devam edeceğiz.
Acılarımız artarak devam edecek…
Kaynak: PLOS ONE | DOI:10.1371/journal.pone.0117259 July 2, 2015
You may also like
Haberler
Akademik Başarı Ödülü
You may also like
Haberler
TÜBİTAK Suşehri’nde Öğrencilerle Buluştu: Mikroplastik Gerçeği
TÜBİTAK Bilim Söyleşileri kapsamında, çevre ve insan sağlığını tehdit eden mikroplastiklere dikkat çekmek amacıyla önemli bir bilimsel etkinlik gerçekleştirildi. 17 Nisan 2026 tarihinde saat 14:30’da Sivas’ın Suşehri ilçesinde bulunan Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde düzenlenen söyleşide, Prof. Dr. Hamdi Temel öğrencilerle bir araya geldi.
Söyleşide, günlük yaşamda yaygın olarak kullanılan plastiklerin zamanla parçalanarak “mikroplastik” adı verilen ve 5 mm’den küçük boyutlara ulaşan zararlı partiküllere dönüştüğü vurgulandı. Bu parçacıkların suya, toprağa ve gıdalara karışarak hem ekosistemi hem de insan sağlığını tehdit ettiği ifade edildi. Prof. Dr. Temel, özellikle plastik ambalajlar, pet şişeler ve tek kullanımlık ürünlerin yüksek sıcaklık ve çevresel etkilerle kimyasal maddeler salabildiğini; bu maddelerin hormon dengesini bozabileceğini, obezite, diyabet, kalp-damar hastalıkları ve kanser riskini artırabileceğini belirtti. Ayrıca mikroplastiklerin yalnızca çevrede değil; insan kanında, akciğerlerinde ve plasentada dahi tespit edildiğine dikkat çekilerek, sorunun küresel boyutu gözler önüne serildi.
Bilimsel veriler ışığında öğrencilere çevre bilinci kazandırmayı amaçlayan etkinlikte, plastik kullanımının azaltılması, cam ve doğal ürünlerin tercih edilmesi ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi gerektiği vurgulandı. Yoğun ilgi gören söyleşi, gençlerin bilimle buluşmasına katkı sağlarken çevre sağlığı konusunda farkındalık oluşturdu.
Program sonunda Suşehri İlçe Milli Eğitim Müdürü Şaban Balcı günün anlam ve önemine ilişkin kısa bir konuşma yaparak Prof. Dr. Hamdi Temel’e plaket takdim etti. Suşehri Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Tufan Ahmet Başer ise sunumdan dolayı öğrenci ve öğretmenler adına teşekkür ederek çiçek takdiminde bulundu. Program kapsamında Prof. Dr. Hamdi Temel, editörlüğünü yaptığı “Sağlık Bilimleri Açısından Kantaron” adlı kitabı okul kütüphanesine hediye etti. Etkinlik, öğrencilerle birlikte çekilen toplu fotoğrafın ardından sona erdi.
You may also like
-
Köşe Yazıları3 ay önceAcı Yakıyor Ama Mutlu Ediyor: Acı Biberin Şaşırtıcı Gücü
-
Köşe Yazıları2 ay önceRamazan’da Baş Ağrısı ve Böbrekler
-
Haberler2 ay önceProf. Dr. Hamdi TEMEL, Öğrencilerle Bilim ve Çevre Bilinci Üzerine Buluşuyor
-
Köşe Yazıları1 ay önceBiz Bayramları Böyle Yaşardık
-
Haberler2 ay önceKadışehri’nde Çevre Bilinci Hamlesi: Sağlıklı Nesiller İçin Bilim Söyleşisi
-
Köşe Yazıları2 ay önceOruç: Hücrelerimizi Yenileyen İlahi Sistem
-
Haberler2 ay önceYozgat’ta 43 akademisyen sağlık açısından sarı kantaron bitkisini inceledi
-
Haberler2 ay önceYozgat Bozok Üniversitesi Akademisyenlerinden Klinik Odaklı “Sarı Kantaron” Eseri
