Bizimle iletişime geçin

Haberler

Kırtasiye ürünü alırken dikkat! Solunum yolu, kısırlık hatta kansere davetiye çıkarıyor

Yayınlanma

Tarih

Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Temel, renkli, kokulu kırtasiye ürünlerinin kimyasal bileşenlere uzun süre maruz kalmasının çocuklarda hiperaktiflik, solunum yolu ve üreme problemlerine yol açtığını hatta kansere de davetiye çıkardığını söyledi.

Yeni eğitim öğretim dönemi için geri sayımın başlamasıyla kırtasiye alışverişi yapacak velilere önemli uyarılarda bulanan Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Temel, ailelerin alışverişlerde daha bilinçli olması gerektiğini ifade etti. Temel, aileleri kırtasiye malzemeleri satın alırken ürünlerin güvenilirliğine ve standartlara uygunluğuna dikkat etmelerini istedi.

“Çocuklarımızı küçük yaşta kimyasallara maruz bırakıyoruz”

Çocukların küçük yaşlarda kimyasallara maruz bırakıldığını belirten Temel, “Biz önce sağlık diyoruz. Sağlık olmazsa eğitim öğretim de olmuyor. Ne yazık ki kırtasiye ürünlerine baktığımız zaman albenisi çok olan ürünleri görüyoruz. Çok farklı şekillerde kokulusundan tutun farklı renkte olan bütün kırtasiye ürünlerini görebiliyoruz. Bu konuda ailelerin biraz daha şuurlu olmalarını istiyoruz. Çocuklarımız bizim geleceğimiz biz çok küçük yaşlarda onları değişik kimyasallara maruz bırakıyoruz. Kırtasiye ürünlerinde ftalatlardan tutun azoboyar dediğimiz sentetik renklendiriciler var. Ağır metaller içeriyor bunlar. Değişik solventler var. Bunlar koku verici olarak kullandırılıyor. Yani inanılmaz derece de kırtasiye ürünlerimize kimyasallar girmiş. Ailelerimizin alış verişte ilk dikkat etmeleri gereken TSE belgesi olması. Eğer ürün Avrupa birliğinden geliyorsa Avrupa standartlarına uygun olmasına dikkat etmeleri gerekir. Bunları gördüklerinde ürünleri almalarında bir sakınca yok. Aldıkları ürünlere elleriyle dokunsunlar ürünlerin çok kaliteli olması gerekiyor.” dedi.

“Ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor”

Kalitesiz, kokulu ve renklendirici içeren ürünlerin çocuklarda ciddi sağlık sorunlarına neden olduğunu da söyleyen Temel, “Biz çocuklarımız hiperaktif diyoruz. Aslında hiperaktiflikte çocuklarımızın yedikleri, içtikleri, soludukları ve temas ettikleri şeylerden geçen bu kimyasallar, çocuklarımızda çok küçük yaşlarda hiperaktifliğe neden oluyor. Astıma neden oluyor, çünkü çocuklar bakıyorsunuz hapşırmaya başlıyor. Son yıllarda istatistiksel hesaplara baktığımız zaman çocuklarımızda çok farklı problemlerin meydana geldiğini de görüyoruz. Bunların en büyük nedenlerinin bir tanesi de özellikle erkek çocukların kısırlıklarının artmış olması. Özellikle üniversitemizdeki kadın doğum doktoru arkadaşlarımızla bunları tartışıyoruz. Gün geçtikçe kısırlık olaylarının çok ağır bir şekilde Türkiye’de yayıldığınız görüyoruz diyorlar.” şeklinde konuştu.

“Pet şişe yerine cam şişe kullanın”

Özellikle ana okulunda kaliteli beslenme çantasının ve cam şişelerin önemine de değinen Temel, “Özellikle pet şişelerden su içilirken çok dikkat edilmesi lazım. Dünyada ilk defa 5 tane kimyasal maddeyi bulan bizleriz, Türkiye olarak bilim adamları olarak böyle bir çalışmayı yapmıştık. Çocuklarımız sabah alıyorlar pet şişelerdeki suları akşama kadar o suları içmeye çalışıyorlar. Bu çok yanlış bir şey. Keşke cam kullanabilsek, cam bizim için çok önemli. Bir de çocuklarımızın beslenme çantalarının çok daha kaliteli olması gerekiyor. İster istemez o polimerik maddelerle o yiyeceklerin ve içeceklerin etkilenme riskleri var. Çünkü çocuklar çok küçük yaşlarda o kimyasallara maruz kaldıklarında ileride çok daha ciddi riskler meydana getirecektir.” ifadelerine yer verdi.

“Kimyasal bulunan ürünleri satmıyoruz”

Yozgat’ta uzun yıllar kırtasiye işiyle uğraşan Mehmet Özel ise merdiven altı ürün olarak tabir edilen ürünlerden uzak durmaya çalıştıklarını söyleyerek, “Biz kimyasal bulunan ürünleri tercih etmiyoruz. Tabi piyasadan fiyatta biraz farklılıklar var ama çocuklarımızın geleceği noktasında baktığımız zaman bu farkın çokta bir önemi yok. Onların gelecekleri bizim için çok önemli. Biz onların geleceğini düşünerek sağlıklı ürünler tercih etmeye çalışıyoruz. Merdiven altı ürünleri getirmiyoruz, satışını yapmıyoruz.” dedi.

“Kaliteli ve sağlıklı olmasına dikkat ediyorum”

Kırtasiye alışverişi yapan Hamide Korkmazyürek ise “Alışveriş yaparken çocuklarımızın sağlığını düşünüyoruz, onlar bizim için çok önemli. Onun için de ürünlerin kaliteli ve sağlıklı olmasına dikkat ediyorum. TSE belgesinin olmasına dikkat ediyorum. Çünkü çocuklar bizim geleceğimiz, anne babalara sesleniyorum. Lütfen alış veriş yaparken dikkat etsinler.” diye konuştu.

“TSE ibaresinin olmasına dikkat ediyoruz”

Salih Şenyiğit ise alışveriş yaparken TSE ibaresine baktıklarını belirterek, “Çocuklarımızın sağlığı çok önemli olduğu için alacağımız ürünlerde TSE ibaresinin olmasına önem veriyoruz. Piyasadaki kalitesiz ürünlere dikkat etmemiz gerekiyor. Her şey sağlık olduğu için çocuklarımızın kaliteli ürünlerle eğitimine devam etmesini istiyoruz.” dedi.

06.09.2022 11:37
Haber Kaynağı: İHA

Haberler

🎙️ TRT GAP Radyo’da Kırtasiye Ürünlerini Konuşacağız

Yayınlanma

Tarih

Yazar

08 Eylül 2026 Salı günü saat 12.30’da TRT GAP Radyo’da, kırtasiye ürünleri satın alırken çocuklarımızın sağlığını korumak için nelere dikkat etmemiz gerektiğini konuşacağız.

Kalem, silgi, boya, oyun hamuru, kâğıt ve plastik ürünlerin yanı sıra ağır metaller, solventler, plastik katkı maddeleri ve kokulu ürünlerin oluşturabileceği riskler üzerinde duracağız. Ayrıca güvenilir ürün seçimi, etiketlerin okunması ve çocukların kullanım sonrası ellerini yıkamasının önemi hakkında bilgiler paylaşacağız.

Unutmayalım: Kırtasiye alışverişinde yalnızca fiyat ve görünüşe değil, ürünün güvenliğine de dikkat etmeliyiz.

Doğru ürün seçimi, sağlıklı nesiller demektir.

Prof. Dr. Hamdi TEMEL
Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi
Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı

Okumaya devam et

Haberler

Prof. Dr. Hamdi Temel Öğretim Üyemizden Çevre Odaklı Erasmus+ Proje Başarısı

Yayınlanma

Tarih

Yazar

Üniversitemiz Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Temel’in yürütücülüğünü üstlendiği “From Yozgat to Europe, we’re on the road for the environment!” başlıklı proje, Erasmus+ DiscoverEU Dahil Etme Faaliyeti (KA155-YOU) kapsamında 23.676 avro hibe desteği almaya hak kazandı.

Proje ile uluslararası hareketlilik imkânlarına erişimi sınırlı gençlerin Avrupa’yı keşfetmeleri, farklı kültürleri tanımaları ve özellikle çevre, sürdürülebilir ulaşım ve sürdürülebilir yaşam uygulamalarını yerinde gözlemlemeleri hedefleniyor. Proje kapsamında gençler, Avrupa’daki iyi çevre uygulamalarını inceleyerek deneyimlerini ve elde ettikleri kazanımları Yozgat’a taşıyacak.

Rektörümüz Prof. Dr. Evren Yaşar, Erasmus+ Programı kapsamında projesi desteklenmeye hak kazanan Prof. Dr. Hamdi Temel’i tebrik ederek başarılarının devamını diledi.

Okumaya devam et

Haberler

Bilime Adanmış Bir Hayat; Yozgatlı Prof. Dr. Hamdi Temel

Yayınlanma

Tarih

Yazar

Muhabir: Sevgi Ay

Yozgat Hakimiyet Gazetesi

Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Temel, mikroplastiklerden su kıtlığına, kenevirden salebe uzanan akademik çalışmalarını ve Yozgat’a kazandırdıklarını anlattı.

Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi dahili Tıp Bilimleri Bölümü öğretim üyesi ve Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Temel, hem akademik kariyerini hem de Yozgat’a kazandırdığı çalışmaları anlattı. Sorgunlu olan Prof. Dr. Temel farmakoloji-toksikoloji ve kimya alanlarında iki doktoraya sahip bir bilim insanı olarak çevre kirliliğiyle mücadelede öncü çalışmalara imza atıyor.

Uzun yıllar Dicle Üniversitesi’nde görev yapan ve Eczacılık Fakültesi’nin kurucu dekanlığını üstlenen Temel, memleketi Yozgat’a dönerek Bozok Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdürüyor.

“İki Doktoraya Sahip Bir Hocayım”

Akademik yolculuğunu değerlendiren Prof. Dr. Hamdi Temel, “Hem farmakoloji ve toksikoloji alanında hem de kimya alanında iki doktoraya sahip olan bir hocayım. Uzun yıllar Dicle Üniversitesi’nde görev yaptım, 30 yıl kadar. Orada Eczacılık Fakültesi’ni kurduk, kurucu dekanlığını yaptık” dedi.

Prof. Dr. Temel Dicle Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin de kurucu müdürlüğünü yaptığını belirterek, uluslararası akademik camiada tanınırlığının temelini bu merkezdeki çalışmaların oluşturduğunu ifade etti.

Bilimsel üretkenliğiyle dikkat çeken Prof. Dr. Temel Web of Science verilerine göre H faktörünün 34 olduğunu açıkladı. 150’nin üzerinde uluslararası, toplamda 200’ü aşkın yayına imza atan akademisyen, uluslararası atıf sayısının 3 bini geçtiğini söyledi.

50’yi aşkın ulusal ve uluslararası projede yer alan Prof. Dr. Temel bu projelerin çoğunda yürütücülük görevi üstlendi. Bozok Üniversitesi’ne geldikten sonra 5 yılını tamamlayan Prof. Dr. Temel farmakoloji yüksek lisans programını açtıklarını ve bu programın üniversitenin en popüler anabilim dallarından biri haline geldiğini vurguladı.

Çalışma alanlarının başında mikroplastikler ve plastik kirliliği geliyor. Prof. Dr. Temel Türkiye’ye ilk kez getirdikleri hassas bir cihazla yaptıkları araştırmada, 0,5 litrelik pet şişelerde 5 kimyasal madde tespit ettiklerini açıkladı.

“O çok hassas bir cihazdı. Normal aletlerle göremeyeceğiniz eser maddeleri o aletlerle çok rahat bulabilirsiniz. Biz yaptığımız çalışmalarda 0,5 litrelik pet şişelerde ne yazık ki 5 tane kimyasal madde bulduk ve o çalışmamızı uluslararası bir yayınevinde yayınlattık. Özellikle Amerika’da gerçekten çok ses getiren bir çalışmamız olmuştu.”

Bu alandaki çalışmaların devam ettiğini belirten Prof. Dr. Temel Springer’da uluslararası bir yayınevinde editörlüğünü yaptığı mikroplastik kitabının yakında çıkacağını duyurdu.

Yaptığı çalışmaları kitaplarla topluma aktaran Prof. Dr. Temel “Naylon Aşkı Öldürür” kitabıyla plastik kirliliğine dikkat çekti. Bu kitapla ilgili TÜBİTAK Bilim Söyleşileri kapsamında Türkiye’nin dört bir yanında konferanslar verdiğini anlattı.

Devam niteliğindeki “Suyun Sesini Duydum” kitabıyla su kıtlığı ve su kirliliğine odaklanan Prof. Dr. Temel “Geçen sene Yozgat olarak bile yaşadıklarımız ortada. Çok şükür bu sene çok yağmur yağdı da su kıtlığı çok görünmüyor ama ileride ne olacağını bilemeyiz” diye konuştu.

Anaokulundan Üniversiteye Yüzlerce Konferans

Çevre bilincini yaygınlaştırmak için anaokulu öğrencilerinden halk eğitim merkezlerine kadar geniş bir kitleye ulaşan Prof. Dr. Temel yüzlerce konferans verdiğini söyledi. Konferansların ardından aldığı olumlu dönüşlerin önemine değinen akademisyen, “İnsanlar ‘hocam biz bu şekilde düşünmemiştik’ diyebiliyorlar. Bu da demektir ki üniversite hocalarının halkla bütünleşmesi, bilgilerini aktarması lazım” ifadelerini kullandı.

Yozgat’a geldikten sonra sağlık bilimleri açısından Kenevir kitabını çıkaran Prof. Dr. Temel, Bozok Üniversitesi Kenevir Araştırma Merkezi’ndeki çalışmalara dikkat çekti. Bir TÜBİTAK projesinin de değerlendirme aşamasında olduğunu belirterek, “Bize bazı eleştiriler vardı, o eleştirileri yapıp gönderdik. Yakında onun da haberini paylaşırız” dedi.

Çekerek’teki lavanta adasıyla ilgili geçen yıl sağlık açısından lavanta sempozyumu düzenlediklerini hatırlatan Prof. Dr. Temel bu alanda kitap çıkardıklarını ve bir yüksek lisans tezinin tamamlandığını aktardı. Sağlık Bilimleri Açısından Sarı Kantaron kitabının da çıktığını belirten akademisyen, tüm bu çalışmalarda sağlık boyutunu öne çıkardıklarını vurguladı.

Akdağmadeni’nde Salep Sempozyumu

Geçen hafta Akdağmadeni Belediyesi ile birlikte sağlık bilimleri açısından Salep Sempozyumu düzenlediklerini anlatan Prof. Dr. Temel, alanında uzman bilim insanlarının katıldığı etkinlikte salebin akademik ve sağlık yönünün ele alındığını söyledi.

Prof. Dr. Temel “Salebin akademik yönden, sağlık yönünden nasıl geliştirebiliriz, nasıl akademik çalışma yapabiliriz, bunu dünyaya nasıl tanıtabiliriz? Bunlarla ilgili fikir alışverişleri yaptık. Gerçekten inanılmaz derecede zevkli geçti. Akdağmadeni’nin ev sahipliğinden dolayı çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Akademik çalışmalarının yanı sıra sosyal içerikli kitaplar da yazan Prof. Dr. Temel, çocukluk hatıralarından Sorgun, Diyarbakır ve Yozgat’a dair düşüncelerine kadar geniş bir yelpazede “Kalemimin Rengi” adlı kitabını kaleme aldı. Lambert serisinde çıkan İngilizce bir kitabının da uluslararası camiada tanındığını belirtti.

Uluslararası iş birliklerine de değinen Prof. Dr. Temel, Kazakistan’da 7 doktorant yetiştirdiğini sözlerine ekledi. Prof. Dr. Temel’in çevre kirliliği ve sağlık alanındaki yeni çalışmalarına ilişkin gelişmeler önümüzdeki dönemde paylaşılacak.

Muhabir: Sevgi Ay

Okumaya devam et

Trendler

Prof. Dr. Hamdi Temel © 2020 Tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki yazıların izinsiz ve kaynak gösterilmeden paylaşılması yasaktır.

Toplam Ziyaretçi Sayısı

maksibet giriş maksibet film hd izle film izle film hd izle şutbet giriş şutbet oslobet giriş oslobet betmoris giriş betmoris elexusbet giriş favorislot elexusbet giriş