Bizimle iletişime geçin

Haberler

Prof. Dr. Hamdi Temel Çamlık TV nin konuğu idi

Yayınlanma

Tarih

Yozgat Bozok Üniversitesi Lisansüstü Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Dr. Hamdi Temel, kalp damar hastalıklarından sonra kanserin en önemli hastalık olduğunu belirterek, “ Kanseri etkileyen şeylerden bir tanesi de plastik diyebiliriz” dedi.
Yozgat Bozok Üniversitesi Lisansüstü Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Dr. Hamdi Temel, kalp damar hastalıklarından sonra kanserin en önemli hastalık olduğunu belirterek, “ Kanseri etkileyen şeylerden bir tanesi de plastik diyebiliriz” dedi.
Yozgat Bozok Üniversitesi Lisansüstü Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Dr. Hamdi Temel, Çamlık TV’de Tarık Yılmaz’ın hazırlayıp sunduğu Ramazan Özel programının konuğu oldu. Temel, fazla plastik kullanımının insan sağlığına büyük zarar verdiğini söyledi.
Temel, Sorgunlu olduğunu belirterek, “Sorgunluyum. Liseye kadar Sorgun lisesinde okudum. Üniversite yıllarımız ve 1990 yılından itibaren Dicle Üniversitesi’nde asistan olarak başladık ve 30 yılımız Dicle Üniversitesi’nde geçti. En son Dicle Üniversitesi’nde eczacılık fakültesini kurmuştuk. Oranın kurucu dekanıyım. Daha sonra uluslararası düzeyde ödül aldığımız, çalışmalarımızın ses getirdiği zaman Dicle Üniversitesi bilim ve teknoloji uygulama ve araştırma merkezini kurduk ve müdürüydüm. Orada görevimiz bitti. Sonra kendimizi burada bulduk” diye konuştu.
er yerde anlatıyoruz
Temel, “Profesör olduktan sonra gerçekten akademik çalışmalar olarak 19 tane yüksek lisans öğrencisi yetiştirdim. 5 tane Kazakistan’dan öğrenci yetiştirdim. Türkiye’nin en geç profesörlerindenim. Akademik yönden gerçekten iyiyiz. Türkiye’de naylon poşet kirliliğini dile getiren hocalardan birisiyim. Biz nedenini açıkladık. Türkiye’de en fazla bu alanda konferans veren hocası benim. Gitmediğimiz yer kalmadı. Biz anlatmak zorundayız. İlmin de bir zekatı var. Biz de bilgilerimizi halkımız ve öğrencilerimizle yaptık. Anaokulunda sesi sağlamak zor ama çocuklara bittiğinde soru sorduğumda anlıyorlardı. Her konferansın sonunda çocuklar ilk mutfağa girerlermiş. Demek ki biliminde insanlara dokunması gerekiyor. Plastiklerin kullanımında yaşanılan yanlışlıklar ve alışkanlıklar bize çok kötü dönüyor. Bizler bunları açıklıyoruz” diye konuştu.
Fark var
“Avrupa ile bizim aramızdaki fark var” diyen Temel, şunları söyledi; “ Avrupa’da bir kanun varsa o kanuna herkes uyar. Uymayan çok ağır bir cezaya maruz kalır. Viyana sokaklarında yanlış hareket edemezsiniz. Gerçekten bizde kanunlara uymak zorundayız. Bir kanun varsa herkes uymak zorunda. Mesela sadece bizim Yozgat’ta değil. Lüks arabası ile insan geçerken pet şişeyi camını açıyor ve dışarı atıyor. Bunlar doğru şeyler değil. Siz davranışlarınızı düzelttiğiniz, çevrenizi düzelttiğiniz takdirde çevreye dikkat ettiğiniz takdirde insan kendisi bu haldeyse gelişmiş ülke oluyorsunuz. Lise caddesinde çekirdek yerken kabukları elinde mi tutuyor dışarı mı atıyor? Çevre bilinci önemli bir şey.”
Çamlık önemli bir zenginlik
Temel, Yozgat Çamlık Milli Parkı’nın önemli bir zenginlik olduğunu belirterek, “Çamlık’tan her gittiğimde resim paylaşıyorum. İnanılmaz derecede dış ülkelerde ne kadar güzel yerde yaşıyorsunuz diyorlar. Ben Çamlığa gittiğimde yedikleri, içtikleri pislikleri attıklarını diyemiyorum. Hafta sonları orası arı kovanı gibi olmalı. Dünyanın en fazla oksijenin olduğu iki yerden biri Yozgat. Çamlığın içerisinde çok güzel aroma kokuları geliyor. Sizin vücudunuza girdiğinde vücudun iç organlarını temizliyor. Şifahane diyoruz. Çamlığın diğer adı şifahane” dedi.
En fazla kanser
Dünyanın en fazla görülen hastalıklarından bir tanesinin kanser olduğunu dile getiren Temel, “1-7 Nisan arası bilindiği gibi kanser haftası. İnsanlar kanserin ne olduğunu, farkındalığı, kanser ile mücadele etmeyi bir hafta zarfında haberdar olması, insanların fikirlerini beyan etmesi önemli bir nokta. Türkiye’nin her yerinde kanserle ilgili bilgiler paylaşılacak. Kalp ve damar hastalıklarından sonra en fazla gördüğümüz hastalık kanser. Erkeklerin 8’de 1’i, kadınlarda ise 11 kişiden bir kişi yakalanıyor. Bu büyük bir rakam aslında. Bu 1990 yıllarında olan bir şey. Vücutta hücrelerin anormal büyümesi, çoğalması ile değişik bir şekilde belirtileri oluyor. Ağır bir hastalık. Cerrahi müdahale ayrı bir dert. Terapilerle tedavi edilmesi ayrı bir şey. Gelişmişlik ölçüsü insanda başlaması lazım” dedi.
Hayatımıza girdi
Plastiklerin insan hayatına girdiğini anlatan Temel, şunları söyledi; “ Plastikler bir hale gelene kadar polimerik atıklardan petrol türevleri. O hale gelene kadar azot boyalar katılıyor. Ağır metaller katılıyor. Renklendirici plastiklere kadar katılıyor. Bunlar göründüğü kadar masum değiller. Obezite hastalıkları arttı. Marketten veya fast food  beslenen insanlar plastikle kaplı ürünleri eve getiriyorlar. Sarmayı bile plastiklere hapsetmişiz. Orada çok güzel plastikler çözülüyor. Biz sarma yediğimizi zannediyoruz. Ama zehir yiyoruz.  Plastik artık hayatımıza ve vücudumuza girmiş. Anne sütünde, kanda plastik bulunmuş. Akciğerde bile mikro plastikler tespit edilmiştir. Bu hava da plastik var demektir. Her balıkta bile mikro plastik bulunuyor. Bundan kurtulmamız gerekiyor. Artık önlemini almazsak okyanuslarda bile balıktan daha çok plastikler olduğunu göreceğiz. Önlem olarak diyeceğimiz, Türkiye rezervi olarak bor rezervi olarak yüzde 85 Türkiye’de var. Devlet destekli olarak bor ürünler neden piyasaya sürülüyor. Cam şişelerine dönülmesi gerekir. Onun içinde devlet destekli olması lazım.”

Haberler

🎙️ TRT GAP Radyo’da Kırtasiye Ürünlerini Konuşacağız

Yayınlanma

Tarih

Yazar

08 Eylül 2026 Salı günü saat 12.30’da TRT GAP Radyo’da, kırtasiye ürünleri satın alırken çocuklarımızın sağlığını korumak için nelere dikkat etmemiz gerektiğini konuşacağız.

Kalem, silgi, boya, oyun hamuru, kâğıt ve plastik ürünlerin yanı sıra ağır metaller, solventler, plastik katkı maddeleri ve kokulu ürünlerin oluşturabileceği riskler üzerinde duracağız. Ayrıca güvenilir ürün seçimi, etiketlerin okunması ve çocukların kullanım sonrası ellerini yıkamasının önemi hakkında bilgiler paylaşacağız.

Unutmayalım: Kırtasiye alışverişinde yalnızca fiyat ve görünüşe değil, ürünün güvenliğine de dikkat etmeliyiz.

Doğru ürün seçimi, sağlıklı nesiller demektir.

Prof. Dr. Hamdi TEMEL
Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi
Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı

Okumaya devam et

Haberler

Prof. Dr. Hamdi Temel Öğretim Üyemizden Çevre Odaklı Erasmus+ Proje Başarısı

Yayınlanma

Tarih

Yazar

Üniversitemiz Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Temel’in yürütücülüğünü üstlendiği “From Yozgat to Europe, we’re on the road for the environment!” başlıklı proje, Erasmus+ DiscoverEU Dahil Etme Faaliyeti (KA155-YOU) kapsamında 23.676 avro hibe desteği almaya hak kazandı.

Proje ile uluslararası hareketlilik imkânlarına erişimi sınırlı gençlerin Avrupa’yı keşfetmeleri, farklı kültürleri tanımaları ve özellikle çevre, sürdürülebilir ulaşım ve sürdürülebilir yaşam uygulamalarını yerinde gözlemlemeleri hedefleniyor. Proje kapsamında gençler, Avrupa’daki iyi çevre uygulamalarını inceleyerek deneyimlerini ve elde ettikleri kazanımları Yozgat’a taşıyacak.

Rektörümüz Prof. Dr. Evren Yaşar, Erasmus+ Programı kapsamında projesi desteklenmeye hak kazanan Prof. Dr. Hamdi Temel’i tebrik ederek başarılarının devamını diledi.

Okumaya devam et

Haberler

Bilime Adanmış Bir Hayat; Yozgatlı Prof. Dr. Hamdi Temel

Yayınlanma

Tarih

Yazar

Muhabir: Sevgi Ay

Yozgat Hakimiyet Gazetesi

Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Temel, mikroplastiklerden su kıtlığına, kenevirden salebe uzanan akademik çalışmalarını ve Yozgat’a kazandırdıklarını anlattı.

Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi dahili Tıp Bilimleri Bölümü öğretim üyesi ve Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Temel, hem akademik kariyerini hem de Yozgat’a kazandırdığı çalışmaları anlattı. Sorgunlu olan Prof. Dr. Temel farmakoloji-toksikoloji ve kimya alanlarında iki doktoraya sahip bir bilim insanı olarak çevre kirliliğiyle mücadelede öncü çalışmalara imza atıyor.

Uzun yıllar Dicle Üniversitesi’nde görev yapan ve Eczacılık Fakültesi’nin kurucu dekanlığını üstlenen Temel, memleketi Yozgat’a dönerek Bozok Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdürüyor.

“İki Doktoraya Sahip Bir Hocayım”

Akademik yolculuğunu değerlendiren Prof. Dr. Hamdi Temel, “Hem farmakoloji ve toksikoloji alanında hem de kimya alanında iki doktoraya sahip olan bir hocayım. Uzun yıllar Dicle Üniversitesi’nde görev yaptım, 30 yıl kadar. Orada Eczacılık Fakültesi’ni kurduk, kurucu dekanlığını yaptık” dedi.

Prof. Dr. Temel Dicle Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin de kurucu müdürlüğünü yaptığını belirterek, uluslararası akademik camiada tanınırlığının temelini bu merkezdeki çalışmaların oluşturduğunu ifade etti.

Bilimsel üretkenliğiyle dikkat çeken Prof. Dr. Temel Web of Science verilerine göre H faktörünün 34 olduğunu açıkladı. 150’nin üzerinde uluslararası, toplamda 200’ü aşkın yayına imza atan akademisyen, uluslararası atıf sayısının 3 bini geçtiğini söyledi.

50’yi aşkın ulusal ve uluslararası projede yer alan Prof. Dr. Temel bu projelerin çoğunda yürütücülük görevi üstlendi. Bozok Üniversitesi’ne geldikten sonra 5 yılını tamamlayan Prof. Dr. Temel farmakoloji yüksek lisans programını açtıklarını ve bu programın üniversitenin en popüler anabilim dallarından biri haline geldiğini vurguladı.

Çalışma alanlarının başında mikroplastikler ve plastik kirliliği geliyor. Prof. Dr. Temel Türkiye’ye ilk kez getirdikleri hassas bir cihazla yaptıkları araştırmada, 0,5 litrelik pet şişelerde 5 kimyasal madde tespit ettiklerini açıkladı.

“O çok hassas bir cihazdı. Normal aletlerle göremeyeceğiniz eser maddeleri o aletlerle çok rahat bulabilirsiniz. Biz yaptığımız çalışmalarda 0,5 litrelik pet şişelerde ne yazık ki 5 tane kimyasal madde bulduk ve o çalışmamızı uluslararası bir yayınevinde yayınlattık. Özellikle Amerika’da gerçekten çok ses getiren bir çalışmamız olmuştu.”

Bu alandaki çalışmaların devam ettiğini belirten Prof. Dr. Temel Springer’da uluslararası bir yayınevinde editörlüğünü yaptığı mikroplastik kitabının yakında çıkacağını duyurdu.

Yaptığı çalışmaları kitaplarla topluma aktaran Prof. Dr. Temel “Naylon Aşkı Öldürür” kitabıyla plastik kirliliğine dikkat çekti. Bu kitapla ilgili TÜBİTAK Bilim Söyleşileri kapsamında Türkiye’nin dört bir yanında konferanslar verdiğini anlattı.

Devam niteliğindeki “Suyun Sesini Duydum” kitabıyla su kıtlığı ve su kirliliğine odaklanan Prof. Dr. Temel “Geçen sene Yozgat olarak bile yaşadıklarımız ortada. Çok şükür bu sene çok yağmur yağdı da su kıtlığı çok görünmüyor ama ileride ne olacağını bilemeyiz” diye konuştu.

Anaokulundan Üniversiteye Yüzlerce Konferans

Çevre bilincini yaygınlaştırmak için anaokulu öğrencilerinden halk eğitim merkezlerine kadar geniş bir kitleye ulaşan Prof. Dr. Temel yüzlerce konferans verdiğini söyledi. Konferansların ardından aldığı olumlu dönüşlerin önemine değinen akademisyen, “İnsanlar ‘hocam biz bu şekilde düşünmemiştik’ diyebiliyorlar. Bu da demektir ki üniversite hocalarının halkla bütünleşmesi, bilgilerini aktarması lazım” ifadelerini kullandı.

Yozgat’a geldikten sonra sağlık bilimleri açısından Kenevir kitabını çıkaran Prof. Dr. Temel, Bozok Üniversitesi Kenevir Araştırma Merkezi’ndeki çalışmalara dikkat çekti. Bir TÜBİTAK projesinin de değerlendirme aşamasında olduğunu belirterek, “Bize bazı eleştiriler vardı, o eleştirileri yapıp gönderdik. Yakında onun da haberini paylaşırız” dedi.

Çekerek’teki lavanta adasıyla ilgili geçen yıl sağlık açısından lavanta sempozyumu düzenlediklerini hatırlatan Prof. Dr. Temel bu alanda kitap çıkardıklarını ve bir yüksek lisans tezinin tamamlandığını aktardı. Sağlık Bilimleri Açısından Sarı Kantaron kitabının da çıktığını belirten akademisyen, tüm bu çalışmalarda sağlık boyutunu öne çıkardıklarını vurguladı.

Akdağmadeni’nde Salep Sempozyumu

Geçen hafta Akdağmadeni Belediyesi ile birlikte sağlık bilimleri açısından Salep Sempozyumu düzenlediklerini anlatan Prof. Dr. Temel, alanında uzman bilim insanlarının katıldığı etkinlikte salebin akademik ve sağlık yönünün ele alındığını söyledi.

Prof. Dr. Temel “Salebin akademik yönden, sağlık yönünden nasıl geliştirebiliriz, nasıl akademik çalışma yapabiliriz, bunu dünyaya nasıl tanıtabiliriz? Bunlarla ilgili fikir alışverişleri yaptık. Gerçekten inanılmaz derecede zevkli geçti. Akdağmadeni’nin ev sahipliğinden dolayı çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Akademik çalışmalarının yanı sıra sosyal içerikli kitaplar da yazan Prof. Dr. Temel, çocukluk hatıralarından Sorgun, Diyarbakır ve Yozgat’a dair düşüncelerine kadar geniş bir yelpazede “Kalemimin Rengi” adlı kitabını kaleme aldı. Lambert serisinde çıkan İngilizce bir kitabının da uluslararası camiada tanındığını belirtti.

Uluslararası iş birliklerine de değinen Prof. Dr. Temel, Kazakistan’da 7 doktorant yetiştirdiğini sözlerine ekledi. Prof. Dr. Temel’in çevre kirliliği ve sağlık alanındaki yeni çalışmalarına ilişkin gelişmeler önümüzdeki dönemde paylaşılacak.

Muhabir: Sevgi Ay

Okumaya devam et

Trendler

Prof. Dr. Hamdi Temel © 2020 Tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki yazıların izinsiz ve kaynak gösterilmeden paylaşılması yasaktır.

Toplam Ziyaretçi Sayısı

maksibet giriş maksibet film hd izle film izle film hd izle şutbet giriş şutbet oslobet giriş oslobet betmoris giriş betmoris elexusbet giriş favorislot elexusbet giriş