Bizimle iletişime geçin

Haberler

2023 Vizyonunda Üniversitelerin Araştırma Laboratuvarları Çalıştayının Ardından 1

Yayınlanma

Tarih

5-7 Kasım tarihleri arasında Kütahya Dumlupınar Üniversitesinde 2023 Vizyonunda Üniversitelerin Araştırma Laboratuvarları Çalıştayının 2. sini de çok şükür güzel bir şekilde tamamladık. Geçtiğimiz yıl Dicle Üniversitesi’nde çalıştay başkanı olarak görev yaptığım ilk çalışmamızda uzun bir uğraş sonucu yayınladığımız çalıştay kitapçığ

tekresim1

ındaki çıktıları sunumumla başladı bu yıl ki çalışmamız. Araştırma Merkezlerinin problemlerini, bu araştırma merkezlerinin bugünü, dünü ve yarınının tartışılması gerektiğini, merkezler arasında elzem olan iletişimin sağlanması gibi hususları detaylı bir şekilde tartışmış, fikir alışverişinde bulunmuştuk geçen yıl yaptığımız ilk çalıştayımızda…
Dicle Üniversitesinde birincisi gerçekleştirilen 2023 Vizyonunda Üniversitelerin Araştırma Laboratuvarları Çalıştayında; Merkezi araştırma laboratuvarlarının mevcut durumu, sorunları, hedefleri, akademik çalışmalar ile Sanayi, kamu ve bölgesel gelişmeye olan katkısının yanında 2023 vizyonundaki yeri ve rolü gibi konularda da sunumların gerçekleştirilip Kavram Karmaşası detaylı bir şekilde gündeme gelerek tartışıldı. Üniversitedeki araştırma merkezleri kendilerinin ve hizmetlerinin tanımlanması gerektiği dile getirdi.
-Genel Araştırma Merkezi mi?
-Rutin Analiz Laboratuvarı mı?
-Teknoloji Tansfer Ofisi mi?
-Tematik Araştırma Merkezi mi?
kavramlarının hangisini tercih edeceğimiz hakkında fikir alışverişleri yapıldı. Bu kavramları kısaca şöyle açıklayabilirim;
Genel Araştırma merkezleri; Üniversite öğretim üyelerinin hizmet alımı şeklinde projelerinden aktarılan kaynaklarla yapılan, analiz hizmetinin verildiği laboratuarlardır. Lisansüstü ve proje çalışmalarına yönelik, üniversite öğretim üyelerinin önderliğinde yürütülen projeler için kullanılacak analiz laboratuarlarını da kapsamaktadır.
Üniversite dışı hizmet, Rutin analiz laboratuarları: Üniversite dışından sanayi, devlet kurumları ve şahıslardan gelen analiz isteklerine cevap veren akredite olmuş, sertifikalı, belirli kalitede ve standartlarda test hizmeti sunan birimlerin oluşturulmasını kapsamaktadır.
Tematik/Mükemmeliyet/Araştırma Merkezi: Ülkemiz için belirlenmiş olan öncelikli araştırma alanlarının tespiti, mevcut ve planlanan araştırma potansiyeli esas alınmak üzere seçilecek alanlarda Mükemmeliyet Merkezleri kurulmasını kapsamaktadır. Bu merkezlerin bünyesinde belirlenen alanlarda araştırmacılar ve lisansüstü öğrenciler tarafından araştırmalar yapılmaktadır. Genellikle disiplinler arası çalışmalar yürütülür ve tematik odaklıdırlar.
Kuluçka Merkezi ve Teknoloji Transfer Ofisi: Girişimcilik faaliyetlerinin merkezi olarak hizmet verme amacı olan “Kuluçka Merkezi”, öğrenci, akademisyen ve mezunların sürdürülebilir ve ölçeklenebilir sosyal ve tekno-girişimler başlatmasına destek vermek için kurulmaktadır.
Bu tip merkezleri, amaçlarına ve işlevlerine göre daha da farklı şekilde sınıflandırabiliriz.
Sonuç olarak araştırma merkezleri kuruldukları üniversitelerinin durumuna ve bulunduğu çevrenin isteklerine göre kendisini yukarıda sayılanlardan birinin veya bir kaçının yerine koyabilir, ama tüm sorulara “evet” dediğinde –ki çoğu yerde durum budur- ne yazık ki hiç biri gerekliliklerini tam sağlayamamakta ve beklentileri karşılayamamaktadır.
Çalıştay sonunda önerilen bu merkezlerin tematik yani bir alanda özelleşmiş araştırma merkezleri halini almasıdır. Fakat büyük ve gelişmiş üniversiteler hariç pek çok üniversitede birçok alandaki evrensel araştırma alt yapısının dahi eksik olması nedeniyle bu merkezler üniversite içerisinde bir gurup araştırmacı için değil üniversitenin büyük çoğunluğunun isteklerine cevap vermesi gerekliliğinden GENEL ARAŞTIRMA MERKEZİ olması uygun görülmüştür.
Not: Personeller ile ilgili durumu ise bir sonraki köşe yazımda paylaşmak istiyorum.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Prof. Dr. Hamdi TEMEL, Öğrencilerle Bilim ve Çevre Bilinci Üzerine Buluşuyor

Yayınlanma

Tarih

Yazar

Yozgat’ın yetiştirdiği akademisyenlerden Prof. Dr. Hamdi TEMEL, 17 Şubat 2026 tarihinde Şehit Nuri Çelik Ortaokulu’nda düzenlenecek iki ayrı etkinlik kapsamında öğrencilerle bir araya gelecek.

Saat 13.30’da gerçekleştirilecek “Gelecek Nesiller İçin Temiz Çevre, Sağlıklı Yaşam” başlıklı Bilim Söyleşisi’nde Prof. Dr. Temel, çevre kirliliği, mikroplastikler, suyun önemi, sürdürülebilir yaşam ve bireysel farkındalığın toplum sağlığı üzerindeki etkileri gibi güncel ve kritik konuları ele alacak. Söyleşide özellikle genç nesillerde çevre bilinci oluşturmanın önemi vurgulanacak ve bilimin rehberliğinde sağlıklı bir gelecek inşa etmenin gerekliliği anlatılacak.

Aynı gün saat 14.30’da düzenlenecek İmza Günü etkinliğinde ise Prof. Dr. Hamdi Temel, okurlarıyla buluşarak kitaplarını imzalayacak. Bilimsel birikimini halkın anlayabileceği bir dille kaleme aldığı eserlerinde; çevre sorunları, suyun hayati önemi ve insan sağlığını tehdit eden modern risk faktörleri gibi konulara dikkat çeken Temel, genç okurlarla birebir sohbet etme fırsatı da bulacak.

Etkinlikler, öğrencilerin bilime olan ilgisini artırmayı, çevresel farkındalık kazandırmayı ve kitap okuma kültürünü teşvik etmeyi amaçlamaktadır.

Okumaya devam et

Haberler

Yozgat’ta 43 akademisyen sağlık açısından sarı kantaron bitkisini inceledi

Yayınlanma

Tarih

Yazar

Bozok Üniversitesi’nde görev yapan 43 akademisyen, doğada kendiliğinden yetişen, binlerce yıllık geleneksel kullanımıyla dikkatİ çeken, modern tıbbın da etkisini kanıtladığı belirtilen sarı kantaron bitkisi ile ilgili alan taraması yaptı. Toplanan bitkilere ilişkin elde edilen bilgiler, farklı branşlarda uzman akademisyenler tarafından “Sağlık Bilimleri Açısından Sarı Kantaron” adlı kitap haline getirildi. Kitabın editörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Hamdi Temel, sarı kantaron bitkisinin depresyon tedavisinde kullanılan etkili bileşenlerinden cilt yenileyici özelliklerine, enfeksiyon hastalıklarında destekleyici kullanımından nöroprotektif etkilerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu söyledi.

Haber: Seyfi Çelikkaya

(YOZGAT) – Bozok Üniversitesi’nde görev yapan 43 akademisyen, doğada kendiliğinden yetişen, binlerce yıllık geleneksel kullanımıyla dikkatİ çeken, modern tıbbın da etkisini kanıtladığı belirtilen sarı kantaron bitkisi ile ilgili alan taraması yaptı. Toplanan bitkilere ilişkin elde edilen bilgiler, farklı branşlarda uzman akademisyenler tarafından “Sağlık Bilimleri Açısından Sarı Kantaron” adlı kitap haline getirildi. Kitabın editörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Hamdi Temel, sarı kantaron bitkisinin depresyon tedavisinde kullanılan etkili bileşenlerinden cilt yenileyici özelliklerine, enfeksiyon hastalıklarında destekleyici kullanımından nöroprotektif etkilerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu söyledi.

Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Temel, çalışmada kantaronun geleneksel bilgiden modern bilime uzanan yolculuğunun, bilimsel metodolojiyle harmanlanarak ele alındığını, kitabın yalnızca sağlık bilimleri alanında çalışan akademisyen ve profesyoneller için değil, aynı zamanda bitkisel tedavi yöntemlerine ilgi duyan herkes için önemli bir başvuru kaynağı olacağını aktardı. Çalışmanın multidisipliner bir yaklaşımla eczacılıktan tıbbi farmakolojiye, biyokimyadan fitoterapiye kadar birçok alanı kapsayan zengin bir içeriğe sahip olduğunu kaydeden Temel, sarı kantaron bitkisinin binlerce yıllık geleneksel kullanımıyla dikkati çeken, modern tıbbın ışığında da etkisi kanıtlanmış bir bitki olduğunu bildirdi.

“Tam bir akademik kitap oldu”

Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri olarak her yıl bir kitap çalışması yaptıklarını vurgulayan Prof. Dr. Temel, “Geçen yıl, bir yıl süren Sağlık Bilimleri Açısından Sarı Kantaron kitabımız çıktı. Gerçekten çok önemli bir kitap. Çünkü sarı kantaron hypericum perforatum dediğimiz Latince ismi olan, Anadolu kültürümüzde de oldukça yaygın olan bir şifa bitkisi” dedi ve şöyle devam etti:

“Milattan önce Yunan tarihine de dayanıyor, Çin tarihine de dayanıyor. Bizim kendi tarihimizde halen Ege bölgesindeki insanların, Mersin yöresindeki o bölgedeki insanların evlerinde böyle sarı kantaron toplayıp evlerinde yağlarını elde edip, bunları kullandıklarını görüyoruz. Eliniz yaralandığı zaman, çizildiği zaman, bir yara oluştuğu zaman hemen ilk akla gelen sarı kantaron. Çok doğru bir şeydi gerçekten. Bir çizik, bir yara gördüğünüz zaman sarı kantaron yağını oraya ilave ettiğiniz zaman orada iz bile kalmadığını görüyorsunuz. Bu kadar gerçekten mucizevi şifalı bir bitki. Sadece bu amaçlı kullanmamışlar. Depresyon için kullanmışlar eskiden. Uyku problemi çeken insanlar sarı kantaronu kullanmış. Hem tozunu elde etmişler, kullanmışlar. Hem de ekstrelerini, yağlarını çıkararak kullanmışlar. Halk arasında çok yanlış bilgiler de var. Akademisyenler olarak kitabımızda 43 tane alanında uzman hocayı topladık. İşin hem farmakolojik boyutunu hem biyokimya boyutunu hem mikrobiyal boyutunu hem Kovid ilişkisini hem nörolojik olarak antidepresan özellikleri var mı, Alzheimer’a, Parkinson’a iyi geliyor mu, gelmiyor mu, gıda olarak nasıl kullanmışlar, diş hekimindeki uygulamaları nedir; inanılmaz derecede çok güzel bir kitabımız oldu. Tam bir akademik kitap oldu. İşin endüstriyel boyutunda ve tabii ki ilk girişte biraz botanik ve bitki türlerine de girdi, Ziraat Fakültesi’ndeki hocalarımız. Bu alanda da ilgili çalışmalarını ilk girişte yaptı ama daha sonraki bütün bölümlerimiz sarı kantaronun sağlık bilimleri açısından nasıl etkileri var? Ne yapılması lazım? Mesela sarı kantaron kanser çalışmalarındaki son durum nedir? Bunları bile inceledik.”

Temel, çalışmanın tıp, eczacılık, fen edebiyat, diş hekimliği, gıda mühendisliği gibi alanlarda ders kitabı olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.

Çalışmayı yaparken sağlık noktasına odaklandıklarını, kullanımdaki yanlışlıklara da dikkat çekip, uyarılarda bulunduklarını aktaran Temel, sarı kantaronun depresyon, uykusuzluk gibi sorunlara iyi geldiğini ancak sarı kantaron kullanımının, kişilerin bu rahatsızlıklara yönelik ilaç kullanıyor olmaları durumunda çok farklı yan etkileri olabileceğine de dikkati çektiklerini anlattı.

“Eğer eliniz mutfakta çalışırken yandı, hemen oraya sarı kantaron koyarsanız şifasını görürsünüz”

Prof. Dr. Temel, çekilen dişlerin ardından oluşan apselerin tedavisinde de sarı kantaronun kullanılabildiğini bildirerek, şu bilgileri verdi:

“Bunların akademik boyutları detaylı bir şekilde açıklanmış oldu. İlk aklımıza gelen şey gerçekten çok iyi bir yanık ve yara merhemi olarak kullanabiliriz bunu. Eğer eliniz mutfakta çalışırken yandı, hemen oraya sarı kantaron koyarsanız şifasını görürsünüz. Yaralanma meydana geldi, hemen sarı kantaronu kullanabilirsiniz. Uyku problemi çekiyorum dediğiniz zaman bunların hepsi doktor kontrolünde kliniksel olarak kontrol edilmesi gerekiyor ama eğer siz hafif şiddette bir depresyonunuz varsa kafanız bir şeye takıldı falan belki o zaman sarı kantaron kullanabilirsin ama bunu siz bir tedavi amaçlı olarak eskiden kullanıldığı gibi biz şu an kullanabilirsiniz diyemiyoruz. Bunları kitabımızda işledik. Kanser çalışmalarıyla ilgili inanılmaz derecede çalışmalar var bunlarla ilgili ama kesinlikle şu kanser türüne iyi geldi falan demek şu an için erken. Bununla ilgili net bilgiler yok doğrusu.”

Okumaya devam et

Haberler

Prof. Dr. Hamdi Temel’den Mikroplastik Uyarısı: “Sessiz Tehdit Beyne Kadar Ulaşıyor”

Yayınlanma

Tarih

Yazar

KARACİ / PAKİSTAN – Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Temel, Pakistan’da düzenlenen 6. Uluslararası Biyolojik Araştırmalar ve Uygulamalı Bilimler Konferansı (IBRAS-2026)’nda mikroplastiklerin insan sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin çarpıcı bilimsel bulgular paylaştı.

20–22 Ocak 2026 tarihleri arasında Karachi’deki Jinnah University for Women ev sahipliğinde gerçekleştirilen konferans, biyoloji ve uygulamalı bilimler alanında dünyanın önde gelen bilim insanlarını bir araya getirdi. İngiltere, ABD, İtalya, Türkiye, Çin, Suudi Arabistan, İsveç ve Azerbaycan’dan seçkin araştırmacıların katıldığı konferans, küresel bilimsel iş birliklerinin güçlendirilmesi açısından önemli bir platform olarak değerlendirildi.

Mikroplastikler Organlardan Beyne Kadar Taşınıyor

Konferansın “Research and Innovation in Biotechnology” başlıklı oturumunda davetli ana konuşmacı (Keynote Speaker) olarak yer alan Prof. Dr. Hamdi Temel, “The Silent Journey of Microplastics in the Human Body: From Organs to the Brain and Their Hidden Threat to the Nervous System” başlıklı sunumuyla büyük ilgi gördü.

Prof. Temel konuşmasında mikroplastiklerin biyolojik bariyerleri aşarak akciğer, karaciğer, böbrek ve hatta beyin dokusuna kadar ulaşabildiğini gösteren güncel bilimsel kanıtları paylaştı. Mikroplastiklerin nörotoksik etkilerine dikkat çeken Temel, bu partiküllerin uzun vadede nörolojik hastalıklar, inflamasyon ve hücresel toksisite riskini artırabileceğini vurguladı.

Uluslararası Bilim İnsanlarından Yoğun İlgi

Sunumun ardından düzenlenen bilimsel tartışma oturumunda mikroplastiklerin küresel çevre ve halk sağlığı üzerindeki etkileri tartışıldı. Prof. Temel’in çalışmaları, katılımcılar tarafından “çevresel toksikoloji ve halk sağlığı açısından kritik bir uyarı” olarak değerlendirildi ve bilimsel açıdan büyük takdir topladı.

Prestijli Uluslararası Platform

IBRAS-2026 Konferansı’nın açılışında ABD Albany Üniversitesi’nden Dr. Haider A. Khwaja hava kirliliği ve smog üzerine plenary konuşma yaparken, Karolinska Institutet’ten Prof. Dr. Ute Römling, NUST’tan Prof. Dr. Fazal Adnan ve İslam Üniversitesi’nden Dr. Syed Ali Zaidi gibi dünya çapında bilim insanları da çağrılı sunumlar gerçekleştirdi.

Konferans, Jinnah University for Women Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Narmeen Zakariya Bawany başkanlığında düzenlenirken, açılış törenine Sindh Yükseköğretim Komisyonu Başkanı Prof. Dr. S. M. Tariq Rafi de onur konuğu olarak katıldı.

Türkiye’den Küresel Bilime Katkı

Prof. Dr. Hamdi Temel’in mikroplastikler üzerine yaptığı çalışmalar, daha önce yayımladığı kitaplar ve akademik araştırmalarla da uluslararası literatürde dikkat çeken önemli katkılar arasında yer alıyor. Temel, özellikle mikroplastiklerin toksik etkileri ve insan sağlığına olası riskleri konusunda öncü çalışmalar yürüten bilim insanları arasında gösteriliyor.

Okumaya devam et

Trendler

Prof. Dr. Hamdi Temel © 2020 Tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki yazıların izinsiz ve kaynak gösterilmeden paylaşılması yasaktır.

Toplam Ziyaretçi Sayısı

maksibet giriş maksibet film hd izle film izle film hd izle şutbet giriş şutbet oslobet giriş oslobet betmoris giriş betmoris elexusbet giriş favorislot elexusbet giriş