Bizimle iletişime geçin

Haberler

Plastik Hayatlar ve kanser

Yayınlanma

Tarih

Sorgun Gençlik Derneği tarafından hazırlanan, Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen Avrupa Dayanışma Programı kapsamında yürütülen “Çevreni Değiştir, Hayatını Değiştir” proje faaliyetleri çerçevesinde “Plastik Hayatlar ve Kanser” başlıklı seminer düzenlenecektir.

Seminere başvuru yapmadan önce lütfen detayları okuyunuz ve KESİN katılım sağlayacaksanız başvurunuzu yapınız..

Her gün kullandığımız sayısız ürün, bardak, pet şişe, çatal, kaşık, suni köpükten yapılan kaplar, saklama kabı, oyuncaklar, kırtasiye ürünleri gibi şeylerde; Bisfenol A, ftalatlar, azo boyar maddeler, ağır metaller gibi maddeler bulunuyor. Bu maddeler yüksek ısıda gıda ve sıvılara nüfuz ediyor. Böylece insan vücuduna geçen maddeler triod, büyüme hormonu, östrojen ve testesteron hormonlarının üretimini azaltıyor. Plastiklerdeki bu hammaddeler obeziteye yol açıp, diyabet, astım kalp-damar hastalıkları ve karaciğer hasarına neden oluyor. Meme ve prostat kanseri riskini artırıyor.

 Kontenjan 100 kişi ile sınırlıdır.

– Seminer ücretsizdir.

– Katılım Belgesi verilecektir.

– Başvurular Türkiye genelinden kabul edilecektir.

Prof. Dr. Hamdi Temel Kimdir?

Prof. Dr. Hamdi Temel, 1966 yılında Sorgun’da doğdu, İlk ve orta öğretimini Sorgun’da tamamladı ve 1988 yılında Selçuk Üniversitesi Kimya Öğretmenliği anabilim dalından mezun olarak, Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Kimya anabilim dalında Araştırma Görevlisi olarak göreve başladı. 1990- 1995 yıllarında Fırat üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde Anorganik kimya anabilim dalında Yüksek Lisans ve Doktora ve Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Farmakoloji ve Toksikoloji alanında ikinci doktora çalışmalarını tamamladı. Hali hazırda Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesinde Sağlık Yönetiminde ikinci lisans eğitimini yapmaktadır (son sınıf).

Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesinde sırası ile 1997 yılında Yrd. Doç. Dr., 2002 yılında doçent ve 2008 yılında da profesörlüğe atandı. 2012 yılında da Eczacılık Fakültesi Farmasötik Kimya Anabilim dalına profesör olarak ataması yapıldı.

Bu zamana kadar 121’i yurt dışı yayını olmak üzere 136 yayını vardır. 109’ü yurt dışı sempozyumu olmak üzere 221 adet sempozyuma katılarak çalışmalarını sunmuştur. Çalışmaları Wep of Science’de 1800 atıf almıştır. H faktörü wep of science verilerine göre 26’dır. Bu zamana kadar 10 yüksek lisans ve 9 tane de doktora öğrencisi yetiştirmiştir ve hala da yüksek lisans ve doktora öğrencileri mevcuttur. 5 Kazakistan’dan 2 de Cezayir’den öğrencilerin ikinci doktora danışmanlığını yapmış ve tezlerini bitirtmiştir. 30 adet farklı bilimsel dergilerde hakemlik görevleri ve 10 dergide de editörlük görevlerini yapmaktadır.

2012- 2016 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Eczacılık Fakültesi kurucu Dekanlığı, 2008- 2

016 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Araştırma Fonu koordinatörlüğü ve 2012-2016 Dicle Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma merkezi kurucu müdürlüğü, 2008- 2013 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü, 2010-2013 tarihleri arasında ise D.Ü. Engelliler uygulama ve Araştırma merkezi kurucu Müdürlüğü görevleri yapmıştır.

Halen, Çevre Bilincini Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı,  Farmasötik Kimya Anabilim Dalı Başkanı,  D.Ü. Eczacılık Fakültesi Birim Akademik Teşvik Başvuru ve inceleme komisyonu başkanı, Meslek Bilimleri Bölüm Başkanlığı gibi görevlerine devam etmektedir.

14’si proje yürütücü olmak üzere 35 projede görev almıştır.

2008 Yılı I. Akademik Performans Değerlendirme ve Ödüllendirme” (APDÖ) uygulamasında aldığı Akademik puana göre, Dicle üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilimleri Alanında 1. ve 2009 Yılı II. Akademik Performans Değerlendirme ve Ödüllendirme” (APDÖ) uygulamasında aldığı Akademik puana göre, Dicle Üniversitesi Fen Bilimleri Alanında 1., 2010 Yılı I. Akademik Performans Değerlendirme ve Ödüllendirme” (APDÖ) uygulamasında aldığı Akademik puana göre, Dicle üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilimleri Alanında 2. 2011 Yılı I. Akademik Performans Değerlendirme ve Ödüllendirme” (APDÖ) uygulamasında aldığı Akademik puana göre, Dicle üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilimleri Alanında 1., 2013 Yılı 4. Akademik Performans Değerlendirme ve Ödüllendirme” (APDÖ 4) uygulamasında aldığı Akademik puana göre, Dicle üniversitesi Eczacılık Fakültesinde 1. olarak seçilmiştir. Başarı Belgesi, Plaket takdimi ve ödül olarak bir ay İngiltere’de dil ve tecrübelerini artırmak amacı ile görevlendirilmiştir, 2015.

26 Haziran 2014 tarihinde Sorgun kaymakamlığının düzenlemiş olduğu  “Kınalı Hasan Başarı Ödülü” nü almıştır.

Kazakistan Kazak British Teknik üniversitesinde yüksek lisans ve doktora dersleri vermiş, doktora öğrencileri ile yaptıkları çalışmalarında 3 adet Kazakistan’da patent çalışmaları mevcuttur.  Amerika’da Maryland Üniversitesi, Virginia Tech Üniversitesi ve National Institute Healty, Avusturya Linz de Johannes Kepler Üniversitesi, İtalya Roma’da Sapienza Üniversitesinde, Estonya Talin Teknoloji Üniversitesi’nde araştırma ziyaretlerinde bulunmuş, Avrupa Birliği Projesi kapsamında 21 gün Avusturya Viyana’da “Çölyak Hastaları için Tıbbi Ekmek Yapımının Öğrenilmesi” projesinde görev almıştır. St Gallen, İsviçre; 03-8 Mart 2012 tarihleri arasında İsviçre’nin St. Gallen şehrinde İsviçre’nin Alman Bölgesindeki eğitim sistemini incelemek, eğitim fakültelerindeki yapıyı araştırmak ve öğretmenlik uygulaması-okul deneyimi derslerinin yapısını incelemek amacıyla bulunmuştur.

6 Mart 2012 tarihinde naylon poşetlerin zararları konusunda padagogische fakultat Tigris- Universitat-PHSG de seminer vermiştir. Dortmund, Almanya; 9-10 Mart 2012 tarihleri arasında Almanya üniversitelerinden, Technische Universitat Dortmund ve Universitat Osnabrück’de araştırma ziyaretlerinde bulunmuştur. Kyoto, Japonya; 19th International Mass Spectrometry Conference September, 15-21 2012 kyoto, Japan. Konferansına katılmış ve  13-22 Ekim 2012 tarihleri arasında Shimadzu şirketi ve Dicle üniversitesi öğretim elemanları ile Mass Spectra çalışmalarına katılmıştır. Lisbon, Portekiz; 22.09.2013- 28.09.2013 tarihleri arasında Portekiz, Associaçao de Amizade Luso-Turca’da “ Erasmus Eğitim Alma Programı” kapsamında bulunmuştur. Tahran, İran; 28 Şubat- 2 Mart 2015 tarihleri arasında İran, IROST ta çalışmaları ile ilgili seminerler vermiştir, ikili işbirliği anlaşmaları imzalanmıştır. Cambridge, İngiltere; 01-30 Ağustos 2015 tarihleri arasında İngiltere Cambridge de dil okulunda konuşma ve dinlemeye yönelik proje kapsamında dil eğitimi almıştır. Cadval, Portekiz; 21-25 Mart 2016 Avrupa Birliği ve Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen Bireylerin Öğrenme Hareketliği Ana Eylemi altında yer alan “ECO Campaign- be the Chance” isimli proje kapsamında bir haftalık katılımcı olarak görev almış ve orada seminerler vermiştir. 01-10 Temmuz 2019 tarihleri arasında “Young Entrepreneurs for Social Development” kapsamında Belçika- Brüksel, Avrupa Birliği 2019-1-BE05-KA105-002635 nolu projede eğitmen olarak görev almıştır.

24-26 Mayıs 2010 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi kongre merkezinde “I. Uluslararası Arası Katılımlı Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği Sempozyumu ve Mermercilik Şurası” ve 10-11 mayıs 2011 tarihleri arasında “1. Özel Eğitim Ve Engelsiz Yaşam” 13- 14 Mayıs 2013 tarihinde “Güneydoğu’da özel Gereksinimli Bireylerin Sorunları ve Birimleri Çalıştayı”, ve 6-8 mart 2014 tarihleri arasında “2023 Vizyonunda Üniversitelerin Araştırma Laboratuvarlari Çalıştayı” “Sorgun Yöresi Kalkınma Çalıştayı” pmıştır (26 Eylül 2014) sempozyum veya çalıştaylarda Sempozyum veya Çalıştay Başkanlıkları görevlerini yürütmüştür.

2011 yılında Hayy Kitapevi tarafından “Naylon Aşkı Öldürür” ve LAP LAMBERT tarafından “Polymer and Momoner Ligands of Schiff Bases with Various Application” ve Cağaloğlu yayın evi tarafından “Susuz Aşk Yaşanmaz” adlı kitapları basılmıştır.

Çok sayıda radyo televizyon ve basın yayınlarda naylon poşetlerin kullanımlarının azaltılması ile ilgili görüşleri, yorumları ve canlı programları mevcuttur. Çeşitli gazetelerde ve internet sayfalarında güncel konuları değerlendiren haftalık köşe yazıları yazmaktadır.   TUBİTAK ve akademik projeler nasıl hazırlanır eğitimlerinde eğitmen ve koordinatör olarak bir çok görevler almıştır.

Seminer Detayları:

– Seminer 24 Kasım Salı günü 20.00-21.00 saatleri arasında düzenlenecektir.

– Seminer Zoom programı üzerinden çevrimiçi düzenlenecektir.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Akademisyenlere Yönelik Proje Hazırlama ve Yürütme Eğitimi Düzenlendi

Yayınlanma

Tarih

Yazar

Amasya Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü tarafından finanse edilen Akademisyenlere Yönelik Proje Hazırlama ve Yürütme Eğitimi, Amasya Üniversitesi Rektörlüğünde Düzenlendi.

Rektör Yardımcısı ve BAP Komisyon Başkanı Prof. Dr. Murat Kurt, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dudu Duygu Kılıç, Matematik Kulübü Danışmanı Doç. Dr. Tevfik Şahin ve Sağlık Kültür Spor Daire Başkan V. Öğr. Gör. Osman Kayhan koordinatörlüğü üstlendiği programa, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi de katıldı.

Programda, Yozgat Bozok Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Böyükata, Prof. Dr. Hamdi Temel, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nden Prof. Dr. Safa Tarhan, Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nurettin Demir ve Amasya Üniversitesi’nden Prof. Dr. Dudu Duygu Kılıç eğitmen olarak görev yaptılar.

09-10 Mart 2024 tarihlerinde düzenlenen eğitim programında akademisyenlere, “Temel Kavramlar: Bilgi Bilim Araştırma, Hipotez – Projenin Bileşenleri: Özgün Değer, Yöntem Yapılabilirlik, Yaygın Etki – Literatür Analizi: Bilgi Kaynaklarına Ulaşım ve Değerlendirilmesi – Araştırmanın Planlanması: 5N1K ve Zaman Yönetimi – Proje Yönetimi ve Sonuçlarının Değerlendirilmesindeki İncelikler – Proje Destekleri – Prototip Proje Tasarımı Uygulaması” konuları anlatıldı.

Eğitim, katılımcılara belgelerinin verilmesi ve ardından fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Okumaya devam et

Haberler

YOZGAT ÇAMLIĞI’NDAKİ KAR KUYULARI TURİZME KAZANDIRILMAYI BEKLİYOR

Yayınlanma

Tarih

Yazar

SEYFİ ÇELİKKAYA

Çevre Bilincini Geliştirme Derneği Başkanı Prof. Dr. Hamdi Temel, elektrik, buzdolabı, soğuk hava deposunun bulunmadığı dönemlerde insanların kar kuyularını kullandıklarını belirterek “Yozgat Çamlığı’ndaki kar kuyularını da bir turizme kazandırmamız gerekecek” dedi.

Türkiye’nin ilk milli parkı Yozgat Çamlığı’nda 7-10 asırlık doğal karaçam ağaçlarının arasındaki 16 kar kuyusundan 2’si tespit edildi. Diğerlerinin de gün yüzüne çıkartılıp, turizme kazandırılması bekleniyor.

“ÇAMLIKTA 16 TANE KUYUNUN OLDUĞU GÖZLENİYOR”

Yozgat Bozok Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Çevre Bilincini Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hamdi Temel, çamlıkta belirlenen kar kuyularını inceleyerek bilgi verdi. Hava koşulları nedeniyle çamlığın iç kısımlarında, kısmen restore ettirilen kar kuyusuna şu an için ulaşmanın zor olduğunu, ancak kendisinin yaz aylarında gittiğini bildiren Temel, her mevsim gidilebilecek yerde bulunan diğer kar kuyusunun doğal yapısını koruduğunu söyledi. Temel, şöyle konuştu:

“Türkiye’nin ilk milli parkı olan, 1958 yılında milli park olarak ilan edilen Yozgat Çamlığı’ndayız. Gerçekten karaçamları da görüyorsunuz, en az bunların ömürleri 400 yıllık ömürleri olan bir karaçamların aralarında olan kar sularının durduğu kar kuyularından bir tanesinin başındayız. Aslında Yozgat’ta bu çamlıkta 16 tane kuyunun olduğu gözleniyor. Yozgat Çamlığımızda iki tane kuyumuz aktif bir şekilde insanların görmesi üzerine yapılmış. Bir tanesi birazcık daha restore edilmiş ama şu an buradaki kar kuyumuz tamamen doğal olan kar kuyusu. Günümüze kadar da kalmış. Aslında en az bir 7-8 metredir, tahmin ediyorum ama şu an 3-4 metrelik yeri gözüküyor, diğerleri toprakla dolmuş bir vaziyette. Dikkat ederseniz orada insanların merdivenlerle aşağıya inip çıkmasını sağlayan merdivenler var. Bazen de böyle iplerle aşağıya, kuyuya böyle makaralarla inmişler tekrar o malzemeleri çıkartmışlar. Bir 40-50 yıl kadar öncesi, daha öncekilerde elektriğiniz yok, işte buzdolaplarınız yok. O zaman bu acaba soğuk hava deposu niteliğinde olan şeyler nasıl sağlanmış? Bizim eski insanlarımız işte böyle kar kuyularıyla sağlamışlar.”

“YOZGAT ÇAMLIĞINDAKİ KAR KUYULARINI TURİZME KAZANDIRMAMIZ GEREKECEK”

Sadece Türkiye’de değil dünyanın farklı ülkelerinde de kar kuyularının bulunduğunu bildiren Prof. Dr. Temel, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kar kuyularını dünyada bakacak olursak gerçekten hem doğal kar kuyuları var. Boğazı dar olup aşağıya doğru genişleyen kar kuyularını görüyoruz. Bunların malzemeleri koyduktan sonra tabi bayağı bir karlar falan birikmişler orada. Daha sonra da malzemeler konmuş. Üzeri de kapatılmış. Yani hayvanlardan falan korunmak için. Bir de böyle suni dediğimiz yapay kuyular var ki Yozgat’takiler yapay kar kuyuları. Biz de yurt dışına gittiğimiz zaman görüyoruz ki bir seferinde böyle bir kar kuyusuna rastlamıştık. Türkiye’den bizi öyle bir götürüyorlar ama gittiğimiz an 2-3 tane büyük otobüsler vardı, bu kar kuyularını görmek için. Bu şu demek; aslında Yozgat Çamlığı’ndaki kar kuyularını da bir turizme kazandırmamız gerekecek.

“YOZGAT ÇAMLIĞINDAN TAM YARALANAMIYORUZ”

Anadolu insanı turşu, salça gibi şeylerde ihtiyaç duyduğundan dolayı yazın bunların bozulmaması için bu kar kuyularından yararlanmışlar. ‘Karcı’ dediğimiz ‘kar esnafı’ dediğimiz insanlar bunları ticari amaçlı olarak düşünmüşler. Mart ayındaki tabii karlar birazcık daha temiz oluyor, şu an temizlenme aşamasına gelmiş bu karlar. Ya malzemeleri buraya koymuşlar ya da şehre götürmüşler bunlardan dondurmalar yapılmış, kar dondurmaları işte ne bileyim kar helvaları veya hepimizin bildiği kar pekmezleri falan bunlar yapılarak insanlara sunulmuş. Meyve suları, ayranlar düşünün yani gazozlar vesaire bunların hepsi soğutmak için bu kar kuyularından elde edilen o buzlardan sağlanmış. Yozgat Çamlığı’ndan ne Yozgatlılar olarak ne de Türkiyeliler olarak tam yaralanamıyoruz. Tam bir kros yaparak, yürüyüş yapabileceğimiz yerler burası. Şuranın tarihi bir yazısını yazarak insanların turizmine kazandırması, bu bölgeye ekonomik yönden de bir katkı sağlamak demektir. Özellikle Avrupa’daki bazı ülkeler kar kuyularından elde edilen buzları ihraç etmişler, bazı ülkelere satmışlar. Mesela Portekizliler Romalılara satmış o zaman, tarihine falan bakacak olursanız. Osmanlılar da özellikle kar buzu ihtiyacını ‘karzızade’ diye bir birim kurmuşlar ve buna da 300 tane nefer vermişler. Bu kişi özellikle saraydaki veya İstanbul’daki buz ihtiyaçlarını Uludağ’dan karşılamışlar. Bu bölgede de biliyorsunuz Erciyes Dağı’ndan hala kar suyundan musluklardan su akıp oradan içen insanların da olduğunu görüyoruz.”

Okumaya devam et

Haberler

Cumhuriyet Ortaokulu öğrencileri görünmeyen mikroplastikler ile tanıştı!

Yayınlanma

Tarih

Yazar

Çevre Bilincini Geliştirme Derneği Başkanı ve Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof Dr. Hamdi TEMEL TÜBİTAK Bilim Söyleşileri programı kapsamında Yozgat Cumhuriyet Ortaokulu öğrencileri ile bir araya geldi.

Seminer çok ilgili bir öğrenci kitlesi ile soru ve cevaplar şeklinde geçti. Öğrencilerin konuya duyarlılığı ve yorumları görülmeye değerdi.

TÜBİTAK’ın Bilim Söyleşileri ile ilgili kısa videosunun ardından konu ile ilgili kısa metrajlı film gösterisinin sonunda çevre bilinci ile ilgili öğrencilere sorular yönelten Temel sağlıklı bir hayat için çevre eğitiminin olması gerektiği vurgusunu yaparak söyleşisine geçti.

Şuursuzca yere atılan plastiklerin, naylon poşetlerin çözülerek mikroplastiklere dönüştüğünü eğer çözünmez ise hayvanlara zarar verdiğini hatta onların ölmelerine bile neden olduğu açıklamasını yaptı.

Kozmetik ürünlerden bol miktarda mikroplastik alındığını belirten Temel artık yayınlarda bir haftada kredi kartı büyüklüğünde plastik yediğimizin ispatı da yapıldı dedi.

Sayın Temel yediklerimize içtiklerimize çok dikkat etmeliyiz güneş ışınlarına maruz kalmış ne içecekleri ne de yiyecekleri almamalıyız bilgilerini verdi.

Yaptıkları araştırmalarda pet şişelerde beş kimyasal maddenin suya geçtiğini bulduklarını ve pet şişelerden su içerken daha dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Temel, yemeklerde kullanılan sofra tuzlarında, balıklarda, içme sularında, poşet çaylarda mikroplastiğe rastlandığını sözlerine ekledi.

Son yıllarda hemen hemen her gün mikroplastikler ile yeni yayınlar ve çalışmalar olmaktadır ve gün geçtikçe de mikroplastikler hayatımıza çıkmamak üzere girmiştir. Kutuplara ulaşaşan ve kar tanelerin içine  sızan mikroplastiklerin şuan için nasıl bir etki yapacağı kestirilememesine rağmen bu kadar kimyasallı maddelerin vücutta rahat durmayacağı bilgisini vererek ileride çok daha büyük sağlık sorunları çıkabileceğini bu yüzden plastik kapları ve plastik ile kaplı ürünleri alırken daha dikkatli olması gerektiği mümkünse alınmaması bilgilerini vererek söyleşisini tamamladı.

. Söyleşi sonunda Yozgat Cumhuriyet ortaokulu müdürü Fatih BİLİR böyle etkinliklerin devam edeceğini belirterek Sayın Temel’e çok verimli geçen söyleşiden dolayı teşekkür etti. TÜBİTAK tarafından hazırlanan katılım ve teşekkür belgelerini Prof. Dr. Hamdi TEMEL ve TÜBİTAK Bilim Söyleşi Programı koordinatörü Okul öğretmeni Nurullah Korkman beye takdim edildi ve öğrenciler ile hatıra fotoğrafı çekilerek program sonlandırıldı.

Okumaya devam et

Trendler

Prof. Dr. Hamdi Temel © 2020 Tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki yazıların izinsiz ve kaynak gösterilmeden paylaşılması yasaktır.

Toplam Ziyaretçi Sayısı

maksibet giriş maksibet film hd izle film izle film hd izle şutbet giriş şutbet oslobet giriş oslobet betmoris giriş betmoris elexusbet giriş favorislot elexusbet giriş