Bizimle iletişime geçin

Haberler

Doğru Malatya Kitap Fuarına!

Yayınlanma

Tarih

15 Temmuz Şehitleri Anısına düzenlenen “6. Anadolu Kitap Fuarı” için Malatya da idim. Çok güzel bir organizasyon, 05- 14 Mayıs 2017 tarihleri arasında fuara gelen Malatyalılar kitaplara doyuyorlar ve gelen yazarlar ile tanışma fırsatı buluyorlar. Malatya Büyükşehir Belediyesi hiçbir masraftan kaçınmayarak, dört dörtlük bir fuar düzenlemişlerdir. Adeta, vatandaşımız yeter ki kitap okusun, yazarlar ile buluşsun der gibi hevesli ve coşkulu idiler.

İlk gün yazarlara verilen tanışma ve hoş geldin yemeğinde Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır Bey tüm masaları dolaşarak tüm misafir yazarlara “hoş geldiniz” diyordu sıcak bir tebessüm ile…

15 Temmuz gününü anlatan sinevizyon gösterileri ve açılış konuşmaları bizleri hem duygulandırdı hem de nasıl büyük bir imtihandan geçtiğimizi tekrar hafızalarımızda tazeletti…

Fuara katılan yazarların resimlerinin caddelerde sergilenmesi doğrusu büyük bir jest idi. Yazarlara önem verilmesinin bir kanıtıydı. Fuar da başta Büyükşehir Belediyesi Başkanı olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum…

Malatyalılar çok canayakın, fedakârlar ve çok da sıcakkanlı insanlar. Artık ömrüm boyunca unutamayacağım ve iletişimimi devam ettireceğim dostlar kazandım Battal Gazi’nin torunlarından. 3 saatlik kısa bir Malatya turu attık ama 3 saate sığacak bir gezi yeri değilmiş Malatya. Sırf gezmek için gitmek lazım Kayısı diyarına.

İki imza günüm boyunca fuar alanında bulundum, Okuyucularımdan güzel ilgi ve alakanın olması beni çok sevindirdi. İlk defa Malatya’daki fuara katılıyordum ama bu fuarın çok verimli olduğunu ve çok güzel geçtiğini daha önceki tüyolardan haberini almıştım. Kendi adıma bu deneyimi tattığım için çok mutlu oldum.

Fuar oldukça hareketli idi, gerek kitap satışları gerek yazarlarla olan söyleşiler verilen emeğin ve yapılan hizmetin boşuna olmadığını sergiliyordu…

Ama tüm yazarların ortak görüşü, kitap çok, alan kısmen var ama okuma oranı gün geçtikçe azalıyordu…

Haklılar, ortak kanaatimiz “kitap okumuyoruz”…

Neden okumuyoruz ki?

Üzerine ciddi çalışmalar yapmalıyız ve problemi çözmek için çözüm yöntemleri geliştirmeliyiz. Acele etmeliyiz yoksa yeni nesil elden gitti gidiyor ne yazık ki…

Oysa okumanın tadına varsak ya da vardırabilsek zaten kitap okumadan duramayız ki…

Sıkıntılarımızı giderme de birebirdir uygun bir kitabı okumak.

Sizin bilgi dağarcığınızı ve kelime haznenizin gelişmesine de yardım eder, güncel kitapların okunması…

Okuduğunuz her bir yazarın karakterini, duygularını, yaşantılarını öğrenirsiniz, belki siziz doğru bildikleriniz ama gerçekte yanlış olanları görmenize neden olacaktır…

Bazı hayran olduğunuz insanlar vardır, bunlar genelde çok okuyan kimselerdir. Çünkü okudukça beyinde yeni nöron bağlantıları oluşabilmekte bu da insanı daha zeki yapabilmektedir.

Asrın hastalığıdır “yalnızlık”. Ama kitap okuyan kişi hiçbir zaman yalnızlık hissi yaşamaz ki. Kitaplar en büyük dostlarıdır onların…

İnternetin gitmesi sizin artık kâbusunuz olmaktan çıkacaktır. Ne zamanki internetin yerini kitabınız alır işte o zaman siz mutlusunuz demektir…

Hediyeleşmeler kitap ile olmalıdır, çünkü seni ölene kadar seninledir tozlansa da raflarda hediye kitapların. Çünkü hatırası vardır, yıllar geçse de unutamadığın…

Daha duyarlı olursunuz, hayal gücün gelişir, bir sohbet ortamında konuşmalara daha rahat katılabilirsiniz gibi sizleri çok geliştirir bu tılsımlı kitaplar…

Eee, hadi ne duruyorsunuz, kendinizi geliştirmek ve yenilemek için doğru Malatya Kitap Fuarına ve ilk aldığınız kitabı bu gece okumaya…

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

🎙️ TRT GAP Radyo’da Kırtasiye Ürünlerini Konuşacağız

Yayınlanma

Tarih

Yazar

08 Eylül 2026 Salı günü saat 12.30’da TRT GAP Radyo’da, kırtasiye ürünleri satın alırken çocuklarımızın sağlığını korumak için nelere dikkat etmemiz gerektiğini konuşacağız.

Kalem, silgi, boya, oyun hamuru, kâğıt ve plastik ürünlerin yanı sıra ağır metaller, solventler, plastik katkı maddeleri ve kokulu ürünlerin oluşturabileceği riskler üzerinde duracağız. Ayrıca güvenilir ürün seçimi, etiketlerin okunması ve çocukların kullanım sonrası ellerini yıkamasının önemi hakkında bilgiler paylaşacağız.

Unutmayalım: Kırtasiye alışverişinde yalnızca fiyat ve görünüşe değil, ürünün güvenliğine de dikkat etmeliyiz.

Doğru ürün seçimi, sağlıklı nesiller demektir.

Prof. Dr. Hamdi TEMEL
Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi
Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı

Okumaya devam et

Haberler

Prof. Dr. Hamdi Temel Öğretim Üyemizden Çevre Odaklı Erasmus+ Proje Başarısı

Yayınlanma

Tarih

Yazar

Üniversitemiz Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Temel’in yürütücülüğünü üstlendiği “From Yozgat to Europe, we’re on the road for the environment!” başlıklı proje, Erasmus+ DiscoverEU Dahil Etme Faaliyeti (KA155-YOU) kapsamında 23.676 avro hibe desteği almaya hak kazandı.

Proje ile uluslararası hareketlilik imkânlarına erişimi sınırlı gençlerin Avrupa’yı keşfetmeleri, farklı kültürleri tanımaları ve özellikle çevre, sürdürülebilir ulaşım ve sürdürülebilir yaşam uygulamalarını yerinde gözlemlemeleri hedefleniyor. Proje kapsamında gençler, Avrupa’daki iyi çevre uygulamalarını inceleyerek deneyimlerini ve elde ettikleri kazanımları Yozgat’a taşıyacak.

Rektörümüz Prof. Dr. Evren Yaşar, Erasmus+ Programı kapsamında projesi desteklenmeye hak kazanan Prof. Dr. Hamdi Temel’i tebrik ederek başarılarının devamını diledi.

Okumaya devam et

Haberler

Bilime Adanmış Bir Hayat; Yozgatlı Prof. Dr. Hamdi Temel

Yayınlanma

Tarih

Yazar

Muhabir: Sevgi Ay

Yozgat Hakimiyet Gazetesi

Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Temel, mikroplastiklerden su kıtlığına, kenevirden salebe uzanan akademik çalışmalarını ve Yozgat’a kazandırdıklarını anlattı.

Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi dahili Tıp Bilimleri Bölümü öğretim üyesi ve Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Temel, hem akademik kariyerini hem de Yozgat’a kazandırdığı çalışmaları anlattı. Sorgunlu olan Prof. Dr. Temel farmakoloji-toksikoloji ve kimya alanlarında iki doktoraya sahip bir bilim insanı olarak çevre kirliliğiyle mücadelede öncü çalışmalara imza atıyor.

Uzun yıllar Dicle Üniversitesi’nde görev yapan ve Eczacılık Fakültesi’nin kurucu dekanlığını üstlenen Temel, memleketi Yozgat’a dönerek Bozok Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdürüyor.

“İki Doktoraya Sahip Bir Hocayım”

Akademik yolculuğunu değerlendiren Prof. Dr. Hamdi Temel, “Hem farmakoloji ve toksikoloji alanında hem de kimya alanında iki doktoraya sahip olan bir hocayım. Uzun yıllar Dicle Üniversitesi’nde görev yaptım, 30 yıl kadar. Orada Eczacılık Fakültesi’ni kurduk, kurucu dekanlığını yaptık” dedi.

Prof. Dr. Temel Dicle Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin de kurucu müdürlüğünü yaptığını belirterek, uluslararası akademik camiada tanınırlığının temelini bu merkezdeki çalışmaların oluşturduğunu ifade etti.

Bilimsel üretkenliğiyle dikkat çeken Prof. Dr. Temel Web of Science verilerine göre H faktörünün 34 olduğunu açıkladı. 150’nin üzerinde uluslararası, toplamda 200’ü aşkın yayına imza atan akademisyen, uluslararası atıf sayısının 3 bini geçtiğini söyledi.

50’yi aşkın ulusal ve uluslararası projede yer alan Prof. Dr. Temel bu projelerin çoğunda yürütücülük görevi üstlendi. Bozok Üniversitesi’ne geldikten sonra 5 yılını tamamlayan Prof. Dr. Temel farmakoloji yüksek lisans programını açtıklarını ve bu programın üniversitenin en popüler anabilim dallarından biri haline geldiğini vurguladı.

Çalışma alanlarının başında mikroplastikler ve plastik kirliliği geliyor. Prof. Dr. Temel Türkiye’ye ilk kez getirdikleri hassas bir cihazla yaptıkları araştırmada, 0,5 litrelik pet şişelerde 5 kimyasal madde tespit ettiklerini açıkladı.

“O çok hassas bir cihazdı. Normal aletlerle göremeyeceğiniz eser maddeleri o aletlerle çok rahat bulabilirsiniz. Biz yaptığımız çalışmalarda 0,5 litrelik pet şişelerde ne yazık ki 5 tane kimyasal madde bulduk ve o çalışmamızı uluslararası bir yayınevinde yayınlattık. Özellikle Amerika’da gerçekten çok ses getiren bir çalışmamız olmuştu.”

Bu alandaki çalışmaların devam ettiğini belirten Prof. Dr. Temel Springer’da uluslararası bir yayınevinde editörlüğünü yaptığı mikroplastik kitabının yakında çıkacağını duyurdu.

Yaptığı çalışmaları kitaplarla topluma aktaran Prof. Dr. Temel “Naylon Aşkı Öldürür” kitabıyla plastik kirliliğine dikkat çekti. Bu kitapla ilgili TÜBİTAK Bilim Söyleşileri kapsamında Türkiye’nin dört bir yanında konferanslar verdiğini anlattı.

Devam niteliğindeki “Suyun Sesini Duydum” kitabıyla su kıtlığı ve su kirliliğine odaklanan Prof. Dr. Temel “Geçen sene Yozgat olarak bile yaşadıklarımız ortada. Çok şükür bu sene çok yağmur yağdı da su kıtlığı çok görünmüyor ama ileride ne olacağını bilemeyiz” diye konuştu.

Anaokulundan Üniversiteye Yüzlerce Konferans

Çevre bilincini yaygınlaştırmak için anaokulu öğrencilerinden halk eğitim merkezlerine kadar geniş bir kitleye ulaşan Prof. Dr. Temel yüzlerce konferans verdiğini söyledi. Konferansların ardından aldığı olumlu dönüşlerin önemine değinen akademisyen, “İnsanlar ‘hocam biz bu şekilde düşünmemiştik’ diyebiliyorlar. Bu da demektir ki üniversite hocalarının halkla bütünleşmesi, bilgilerini aktarması lazım” ifadelerini kullandı.

Yozgat’a geldikten sonra sağlık bilimleri açısından Kenevir kitabını çıkaran Prof. Dr. Temel, Bozok Üniversitesi Kenevir Araştırma Merkezi’ndeki çalışmalara dikkat çekti. Bir TÜBİTAK projesinin de değerlendirme aşamasında olduğunu belirterek, “Bize bazı eleştiriler vardı, o eleştirileri yapıp gönderdik. Yakında onun da haberini paylaşırız” dedi.

Çekerek’teki lavanta adasıyla ilgili geçen yıl sağlık açısından lavanta sempozyumu düzenlediklerini hatırlatan Prof. Dr. Temel bu alanda kitap çıkardıklarını ve bir yüksek lisans tezinin tamamlandığını aktardı. Sağlık Bilimleri Açısından Sarı Kantaron kitabının da çıktığını belirten akademisyen, tüm bu çalışmalarda sağlık boyutunu öne çıkardıklarını vurguladı.

Akdağmadeni’nde Salep Sempozyumu

Geçen hafta Akdağmadeni Belediyesi ile birlikte sağlık bilimleri açısından Salep Sempozyumu düzenlediklerini anlatan Prof. Dr. Temel, alanında uzman bilim insanlarının katıldığı etkinlikte salebin akademik ve sağlık yönünün ele alındığını söyledi.

Prof. Dr. Temel “Salebin akademik yönden, sağlık yönünden nasıl geliştirebiliriz, nasıl akademik çalışma yapabiliriz, bunu dünyaya nasıl tanıtabiliriz? Bunlarla ilgili fikir alışverişleri yaptık. Gerçekten inanılmaz derecede zevkli geçti. Akdağmadeni’nin ev sahipliğinden dolayı çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Akademik çalışmalarının yanı sıra sosyal içerikli kitaplar da yazan Prof. Dr. Temel, çocukluk hatıralarından Sorgun, Diyarbakır ve Yozgat’a dair düşüncelerine kadar geniş bir yelpazede “Kalemimin Rengi” adlı kitabını kaleme aldı. Lambert serisinde çıkan İngilizce bir kitabının da uluslararası camiada tanındığını belirtti.

Uluslararası iş birliklerine de değinen Prof. Dr. Temel, Kazakistan’da 7 doktorant yetiştirdiğini sözlerine ekledi. Prof. Dr. Temel’in çevre kirliliği ve sağlık alanındaki yeni çalışmalarına ilişkin gelişmeler önümüzdeki dönemde paylaşılacak.

Muhabir: Sevgi Ay

Okumaya devam et

Trendler

Prof. Dr. Hamdi Temel © 2020 Tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki yazıların izinsiz ve kaynak gösterilmeden paylaşılması yasaktır.

Toplam Ziyaretçi Sayısı

maksibet giriş maksibet film hd izle film izle film hd izle şutbet giriş şutbet oslobet giriş oslobet betmoris giriş betmoris elexusbet giriş favorislot elexusbet giriş