Bizimle iletişime geçin

Haberler

BÜ’de proje yazma ve yürütme eğitimi verildi

Yayınlanma

Tarih

Bartın Üniversitesi öğretim elemanlarına fen ve mühendislik alanlarında araştırma projesi hazırlama ve yürütme eğitimi verildi.
Bartın Üniversitesi Proje ve Teknoloji Ofisi Genel Koordinatörlüğü tarafından öğretim elemanlarına araştırma projesi hazırlama ve yürütme eğitimi düzenlendi.
Fen ve mühendislik alanlarında verilen eğitimler Erciyes Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Keskin, Bozok Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Böyükata, Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamdi Temel ve Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamdi Melih Saraoğlu ve Bartın Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Aydemir tarafından verildi.
Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun üniversite olarak ülkenin yerli teknoloji atağına katkı sunmak için gayret gösterdiklerini belirterek, “Öğretim elemanlarımı bu noktada destekliyor, teşvik ediyor ve proje kültürünün gelişmesine katkı sunmak amacıyla bazı eğitimlerin gerçekleştirilmesini sağlıyoruz. Ar-Ge ve yenilikçi bilincin yaygınlaşması ve proje üreterek bölgemiz başta olmak üzere Ülkemizin gelişimine katkı sunmak istiyoruz” dedi.
Bartın Üniversitesi Proje ve Teknoloji Ofisi Genel Koordinatörü Prof. Dr. Bülent Kaygın ise düzenlenen eğitimlerin proje yapma kültürünü gelişmesinde katkı sunduğunu kaydederek, “Bu etkinliğe katılım sağlayan hocalarımızın üreteceği her bir proje, kendi kişisel kariyerlerine olduğu kadar Bartın Üniversitesine, Bartın iline, Bölgemize dolayısıyla Ülkemize bir katkı sağlayacaktır. Proje ve Teknoloji Ofisi olarak hedefimiz olan mevcut durumumuzu nitelik ve nicelik olarak daha ileri taşıma noktasında düzenleyeceğimiz bu tür etkinliklerin sayısı artarak devam edecektir” diye konuştu.
Kutlubey Kampüsü Fen Fakültesinde gerçekleştirilen ve 2 gün süren eğitimlerin sonunda katılımcılara sertifikaları verildi.

Be Sociable, Share!

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

“Sağlık Bilimleri Açısından Salep” Kitabımız Yayımlandı: Gelenekten Bilime Uzanan 20 Bölümlük Bir Bilimsel Eser

Yayınlanma

Tarih

Yazar

Salep, Anadolu’nun yüzyıllardır kültürümüzde yer alan önemli değerlerinden biri. Ancak salebi yalnızca geleneksel bir içecek olarak görmek, sahip olduğu bilimsel potansiyeli yeterince değerlendirememek anlamına geliyor.

İşte bu düşünceden hareketle, editörlüğünü üstlendiğim “Sağlık Bilimleri Açısından Salep” adlı kitabımızı bilim dünyasına kazandırmanın mutluluğunu yaşıyorum.

2026 yılında Türkiye Klinikleri tarafından Ankara’da yayımlanan eserimiz, 200 sayfa ve 20 bilimsel bölümden oluşuyor.

Salep sağlık bilimleri perspektifinden ele alındı

Kitabımızın temel özelliği, salebi tek bir disiplinin sınırları içerisinde değil, farklı sağlık bilimleri alanlarını bir araya getiren multidisipliner bir yaklaşımla değerlendirmesidir.

Eserde; Türkiye florasında ve özellikle Yozgat yöresinde bulunan orkide türlerinden başlayarak salebin kimyasal ve biyokimyasal bileşimi, farmakokinetik özellikleri, geleneksel kullanımı, fitoterapötik potansiyeli ve insan sağlığı üzerindeki olası etkileri ele alınıyor.

Kitabımızda ayrıca salebin antimikrobiyal, antioksidan ve antienflamatuvar özellikleri; enfeksiyon hastalıkları ve COVID-19 ile ilişkisi; nörolojik hastalıklar; karaciğer ve böbrek üzerine etkileri; toksikolojisi; mikotoksinler; halk sağlığı; kozmetik ve gıda endüstrisindeki kullanımları bilimsel açıdan değerlendiriliyor.

Bunun yanında salep kökenli biyomalzemelerin oral mukoza ve dental dokulardaki potansiyeli ile Akdağmadeni salebinin metabolik sendrom açısından değerlendirilmesi de kitapta yer alan önemli konular arasında.

Dolayısıyla kitabımız yalnızca “salebin faydaları” üzerine hazırlanmış bir eser değil; botanik, kimya, biyokimya, farmakoloji, toksikoloji, mikrobiyoloji, fitoterapi, tıp, diş hekimliği, halk sağlığı, gıda ve biyomalzeme gibi farklı alanları aynı bilimsel çatı altında buluşturan kapsamlı bir çalışmadır.

Farklı üniversitelerden bilim insanları aynı eserde buluştu

Kitabımızın bir diğer önemli özelliği, farklı üniversite ve akademik kurumlardan bilim insanlarının katkılarıyla hazırlanmış olmasıdır.

Başta Yozgat Bozok Üniversitesi olmak üzere Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi ve İstanbul Medipol Üniversitesi ve farklı akademik kurumlardan araştırmacılar esere katkı sundular. Bu çeşitlilik, kitabımızın gerçek anlamda disiplinler arası bir bilimsel çalışma olmasını sağladı.

Uluslararası yayın altyapısı

Eserimizin Türkiye Klinikleri tarafından yayımlanmış olması da bizim için ayrıca önem taşıyor. Sağlık bilimleri alanında uzun yıllardır yayıncılık yapan Türkiye Klinikleri, tıp, eczacılık, diş hekimliği, hemşirelik, veterinerlik ve diğer sağlık bilimleri alanlarında ulusal ve uluslararası yayınlar gerçekleştiren bir yayınevidir. Yayınevinin Web of Science Book Citation Index (BKCI) kapsamındaki uluslararası yayıncılık altyapısı, kitabımızın akademik görünürlüğü açısından da önemli bir avantaj oluşturmaktadır.

Bu nedenle eserimizin yalnızca ulusal literatüre değil, uluslararası akademik çevrelere ulaşabilecek bir yayın altyapısıyla hazırlanmış olması bizim için gurur vericidir.

Akdağmadeni Salebi bilimsel literatürde

Kitabımızın bizim için özel anlam taşıyan bölümlerinden biri de “Salep, Akdağmadeni Salebi ve Metabolik Sendrom” başlıklı bölüm.

Akdağmadeni’nin sahip olduğu salep potansiyelini bilimsel açıdan ele alarak, yerel bir değeri akademik literatüre taşımayı amaçladık. Böylece kitap, Türkiye’deki salep araştırmalarının yanı sıra Yozgat ve Akdağmadeni’nin sahip olduğu bu önemli değeri de bilimsel bir çerçevede kayıt altına alıyor.

Kitap bir son değil, yeni araştırmaların başlangıcı

Ben bu kitabın en önemli çıktısının yalnızca 200 sayfalık bir bilimsel eser ortaya koymak olmadığını düşünüyorum.

Asıl hedefimiz, kitabımızın yeni araştırmalara, yüksek lisans ve doktora tezlerine, projelere ve bilimsel iş birliklerine zemin hazırlaması.

Geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiğimiz “Sağlık Bilimleri Açısından Lavanta Sempozyumu” sonrasında lavanta üzerine bir yüksek lisans tezini tamamladık. Şimdi ise salep sempozyumu ve kitabımızın oluşturduğu bilimsel birikimle birlikte salep üzerine yeni bir yüksek lisans tez sürecine başlamış bulunuyoruz. Çünkü bilimsel bir kitabın gerçek başarısı, yalnızca raflarda yer alması değil; yeni araştırmaların başlamasına vesile olmasıdır.

Özel Teşekkür

Bu vesileyle, “Sağlık Bilimleri Açısından Salep” kitabımızın hazırlanması ve yayımlanmasına sağladığı değerli sponsorluk desteği için Akdağmadeni Belediye Başkanımız Sayın Uzm. Dr. Nezih Yalçın’a özellikle teşekkür etmek istiyorum. Sayın Yalçın’ın katkısı bununla da sınırlı kalmamış, aynı zamanda kitabımızda bölüm yazarı olarak bilimsel katkı sunarak bu ortak çalışmanın bir parçası olmuştur. Bir belediye başkanının kendi yöresinin önemli bir doğal ve kültürel değeri olan salebin bilimsel olarak araştırılmasına ve literatüre kazandırılmasına doğrudan katkı sunması son derece kıymetlidir. Hem kitabımıza sağladığı sponsorluk desteği hem de bölüm yazarı olarak verdiği bilimsel katkı için Sayın Uzm. Dr. Nezih Yalçın’a gönülden teşekkür ediyor; bu duyarlılığın örnek bir üniversite-yerel yönetim iş birliği olduğuna inanıyorum.

Bu eserin ortaya çıkmasına katkı sağlayan tüm bölüm yazarlarımıza, bilim ve düzenleme kurullarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor; kitabımızın yeni araştırmalara, yeni tezlere ve yeni bilimsel iş birliklerine ilham vermesini diliyorum.

Akdağmadeni’nden başlayan bu bilimsel yolculuğun, salebin ve Anadolu’nun diğer tıbbi ve aromatik bitkilerinin bilim dünyasındaki yerini güçlendirerek devam etmesi dileğiyle…

Prof. Dr. Hamdi TEMEL

Editör – Sağlık Bilimleri Açısından Salep

Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi

Okumaya devam et

Haberler

Prof. Dr. Hamdi Temel: “Without Action, We Will Face a Crisis Far Worse Than the Coronavirus Pandemic”

Yayınlanma

Tarih

Yazar

As plastic use increases, microplastic pollution is also spreading rapidly. Prof. Dr. Hamdi Temel said microplastics, which threaten human health, are now present in every area of life, adding, “Our government must take very serious measures. Otherwise, we will face problems far greater than the coronavirus in the future.”

rof. Dr. Hamdi Temel, head of the Department of Medical Pharmacology at Yozgat Bozok University Faculty of Medicine and chair of the board of the Environmental Awareness Development Association, has attracted attention with his studies examining chemicals in PET bottles and research into whether microplastics can reach the human brain and affect behaviour. Temel spoke about the scale of microplastic pollution, its effects on human health and the measures that need to be taken.

“We Have Trapped the World and Ourselves in Plastic”

Temel said one of the main reasons plastic use has become so widespread is people’s desire for a more comfortable life, adding, “Because plastics are cheap and lightweight, everyone began using them. Over time, the plastics we use break down into smaller pieces and turn into microplastics.”

Drawing attention to how widespread microplastics have become, Temel said, “When plastic becomes smaller than five millimetres, we call it microplastic; when it becomes much smaller, we call it nanoplastic. We now detect microplastics in plants, fish and human blood. Microplastics are even present in the placenta in the womb; before a baby enters the world, it encounters microplastics before it meets its mother. Researchers have detected microplastics in human faeces and even in clouds. In Antarctica, a study conducted by scientists from Türkiye also found microplastics. Our salt and tap water contain microplastics as well. We have trapped our homes, ourselves and the world in plastic.”

From the Lungs to the Brain, From the Heart to Cancer: What Do Microplastics Do in the Body?

Listing the organs that microplastics reach in the body, Temel said, “Because we inhale them through the air, researchers have detected microplastics in the lungs. What we eat and drink affects the liver and intestines. They enter our cells through the bloodstream. An incredible amount of microplastic has also accumulated in brain tissue.”

Temel stressed that plastics pose a threat not only because of microplastic particles but also because of the chemicals they contain, adding, “Plastics are petroleum derivatives, but before they reach us, manufacturers add phthalates as softeners and heavy metals for colouring. They use harmful chemicals such as bisphenol to extend the lifespan of large water bottles. In other words, they consider the economy, but unfortunately, no people are thinking about health.”

Explaining the effects of microplastics on human health, Temel said, “They disrupt the endocrine system and affect your hormonal balance. I believe one of the biggest reasons obesity has become so widespread is the consumption of food and drinks wrapped in plastic. They can suppress the immune system. This is also one of the reasons cancer cases have increased so much. Cardiovascular diseases and blood-pressure problems are all linked to one another in a chain.”

Temel said diabetes, heart disease, blood-pressure problems and cancer have now become routine, adding, “These diseases have begun to affect one in every three people, and according to some studies, one in every two. We encounter a new type of cancer every day.”

Microplastics That Reach the Brain: Links to Parkinson’s and Dementia

Describing the research he has conducted in this field, Temel said, “In a 500-millilitre PET bottle, we detected three chemicals: Chimassorb 81, oleamide and Irgafos 168. After exposure to sunlight for a period of time, two more chemicals appeared: Antioxidant 2246 and butylated hydroxytoluene. This was the first study in the world in this field.”

Temel said they had also researched the effects of microplastics on human behaviour, adding, “Because microplastics have now begun to accumulate in the brain, they will also change your behaviour. This will also be one of the first studies of its kind in the world. We proved that the number of people with Parkinson’s disease and dementia has increased worldwide because of microplastics.”

Temel said the academic study on this subject would soon be published. He has also brought together this research and other information from the literature in two books, Naylon Aşkı Öldürür and Suyun Sesini Duydum.

Is It Possible to Reduce Exposure?

Temel said this information came from calculations by Dr. Thava Palanisami, a microplastics researcher at the University of Newcastle in Australia, adding, “Depending on the environment in which a person lives, they consume the equivalent of a credit card’s worth of plastic once a week, sometimes once a month and sometimes once a year. These particles are even present in the air we breathe. People living in cities face much greater exposure to microplastics.”

Temel also said there is no known method for eliminating microplastics that enter the body, adding, “Honestly, we have no chance; for now, it is difficult to say with certainty that we can do this or that.”

Glass and Steel Should Take Priority

Temel said people should begin with the kitchen when taking individual precautions and should choose alternative materials such as glass and steel, adding, “The first place to look should be the kitchen. Replace all plastic storage containers and large plastic water bottles with glass. Never consume hot food or drinks in plastic containers. Foam cups and even paper cups are products with a plastic lining inside. We need to try to replace them with glass.”

Stressing the importance of reducing single-use products, Temel said, “We need to use cloth bags, avoid leaving plastic bottles in the sun, reduce our consumption of packaged food and choose natural textile products. We should also remember that shoes and vehicle tyres contribute to the formation of microplastics.”

“They Are Poisoning Themselves at Home”

Temel recalled that before the coronavirus pandemic, the government had taken steps towards banning single-use products, adding, “During and after the coronavirus pandemic, single-use products became somewhat more widespread. Some people even use single-use plastic plates, forks and knives in their homes; they are poisoning themselves at home.”

Temel also drew attention to Türkiye’s rich boron reserves, adding, “Türkiye is known to hold a large share of the world’s boron reserves. We can produce glass made from boron much more cheaply and develop products that can replace plastic. Giving priority to glass and steel makes much more sense.”

The Government Must Take Tough Measures

Temel said the government needed to take much stronger action, adding, “We need to expand recycling and improve the deposit system. Authorities should collect and destroy plastic packaging waste from agricultural chemicals. Reusing these packages through recycling may also create serious risks. They should never be used in food- or health-related products.”

Temel also referred to the Zero Waste Project, carried out under the patronage of First Lady Emine Erdoğan, adding, “Projects of this kind need to continue. They need to move forward with much stronger, concrete steps that the public can see and that can gain a stronger place in public awareness. The government needs to take much more serious and tougher measures and inform the public.”

“A Crisis Greater Than the Coronavirus Is Approaching”

Temel said the problem was not limited to human health, adding, “If you have polluted the soil, how will you clean it? We have polluted our oceans, seas and rivers.”

Drawing attention to the importance of public awareness in the fight against microplastic pollution, Temel said, “If we do not do these things, we will face serious problems far greater than the coronavirus in the future. This really is no joke.”

Temel said, “We are putting our health at risk to live a little more comfortably. At the very least, it is time to begin in our kitchens, distance ourselves somewhat from plastic containers and everything related to plastic, and give our bodies a break.”

https://www.demarche.com.tr/2026/07/15/prof-dr-hamdi-temel-without-action-we-will-face-a-crisis-far-worse-than-the-coronavirus-pandemic/

Okumaya devam et

Haberler

“Tarım ve Gıda Güvenliğinde Sürdürülebilirlik” Paneli Ereğli’de Yoğun Katılımla Gerçekleştirildi

Yayınlanma

Tarih

Yazar

Konya’nın Ereğli ilçesinde, tarımın geleceği, gıda güvenliği ve sürdürülebilir üretim konularının ele alındığı önemli bir bilimsel program yoğun katılımla gerçekleştirildi. “Tarım ve Gıda Güvenliğinde Sürdürülebilirlik” başlıklı panel, 10 Mayıs 2026 Pazar günü Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda düzenlendi.

Program; Doğru İnsanlar Dayanışma ve Düşünce Derneği, Dulkadiroğlu Dernekleri Federasyonu ve Oğuz Dulkadiroğlu Bekdik Kültürünü Yaşatma Derneği iş birliğiyle gerçekleştirildi. Konferasyonun koordinatörlüğünü Dİ-DER Kurucu Üyesi Fethiye Aykol üstlenirken, moderatörlüğünü ise Dr. Öğr. Üyesi S. Ayşe Sayar Çelik yaptı.

Programa akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, üreticiler, öğrenciler ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Salonun tamamen dolduğu etkinlikte katılımcılar, tarım ve gıda güvenliği alanındaki güncel gelişmeleri uzman isimlerden dinleme fırsatı buldu.

Konferansın açılış bölümünde sırasıyla ODBEKDER Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ali Sayar, Dulkadiroğlu Dernekleri Federasyonu Başkanı Ümit Topal ve Dİ-DER Başkanı Sebiha Karaosman katılımcılara hitaben açış ve hoş geldiniz konuşmalarını gerçekleştirdi. Konuşmalarda; sürdürülebilir tarım politikalarının güçlendirilmesi, güvenilir gıdaya erişim ve çevresel farkındalık konularına dikkat çekildi.

Program kapsamında konuşmacı olarak yer alan Prof. Dr. Nevzat Artık, “Türkiye Gıda Güvenliği Sistemi” başlıklı sunumunda güvenilir gıdanın toplum sağlığı açısından stratejik önemini değerlendirdi.

Prof. Dr. Hamdi Temel ise “Dijital Tarım Çağında Mikroplastik Kirliliği: Üretim Verimliliği ve Gıda Güvenliği Perspektifi” başlıklı sunumunda; mikroplastiklerin tarım toprakları, su kaynakları ve gıda zinciri üzerindeki etkilerini bilimsel veriler ışığında ele aldı. Temel, dijital tarım teknolojilerinin çevresel risklerin izlenmesi ve sürdürülebilir üretim açısından önemine dikkat çekti.

AB ve Bilişim Başuzmanı Köksal Özenç de “Tarım ve Hayvancılıkta Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kullanımı ve Verimlilik” konulu sunumunda teknoloji destekli üretim modelleri, veri yönetimi ve dijital dönüşüm süreçlerinin tarımsal verimliliğe katkılarını anlattı.

Programın dikkat çeken desteklerinden biri de Konya Karatay Belediyesi tarafından sağlandı. Konya Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca tarafından katılımcılara dağıtılmak üzere gönderilen ata tohumları, yerli üretimin ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına verilen önemin simgesi oldu. Organizasyon komitesi tarafından Başkan Hasan Kılca ve Karatay Belediyesi’ne teşekkür edildi.

Konferans boyunca katılımcılar, uzman konuşmacılara soru yöneltme ve tarım-gıda güvenliği alanındaki güncel sorunlar hakkında bilgi alma fırsatı buldu. Etkinlik sonunda sürdürülebilir tarım politikalarının yaygınlaştırılması, üreticilerin teknolojik imkânlarla desteklenmesi, çevresel risklere karşı toplumsal bilinç oluşturulması ve güvenilir gıdaya erişimin artırılması gerektiği vurgulandı.

Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan Ereğli’de gerçekleştirilen konferansın; bölgesel tarımsal üretim kapasitesine, çevre farkındalığına ve sürdürülebilir kalkınma çalışmalarına önemli katkılar sunması hedefleniyor.

Okumaya devam et

Trendler

Prof. Dr. Hamdi Temel © 2020 Tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki yazıların izinsiz ve kaynak gösterilmeden paylaşılması yasaktır.

Toplam Ziyaretçi Sayısı

maksibet giriş maksibet film hd izle film izle film hd izle şutbet giriş şutbet oslobet giriş oslobet betmoris giriş betmoris elexusbet giriş favorislot elexusbet giriş