Bizimle iletişime geçin

Haberler

Akademisyenler Yozgat’ta Türkiye’nin tek parselde en büyük Lavanta Adası’nı gezdi

Yayınlanma

Tarih

Haber: Seyfi ÇELİKKAYA

(YOZGAT) – Yozgat’ın Çekerek ilçesinde 2019 yılında kurulan Lavanta Adası’nı gezip, bilgi alan akademisyenlerden Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nden, TÜBA Üyesi Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma, Türkiye’de lavanta üretiminin bin 500 tona çıktığını ve üretim bakımından dünyada 5’inci sırada yer alındığını belirtti. Alma, “İnsanlar ekiyor biçiyor ama buna bir alım garantisi verip, devam ettirmek lazım, işin güzelliği devam etmesine bağlıdır” dedi.

Yozgat’ın Çekerek ilçesindeki sulama amaçlı baraj sularının çevrelediği 250 dönümden oluşan adaya 250 bin lavanta dikimi yapılarak, Türkiye’nin tek parselde en büyük Lavanta Adası oluşturuldu.Yozgat Bozok Üniversitesi tarafından düzenlenen “Sağlık açısından Lavanta” başlıklı sempozyuma katılan akademisyenler, Lavanta Adasını gezip, bilgi aldı, incelemelerde bulundu, hayranlıklarını gizleyemedi.

Geziye katılan Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim üyesi, Temel Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hülya Şimşek, “Lavanta insanlık tarihi kadar eski bir bitki ve içerisinde bulundurduğu çeşitli kimyasal bileşikler var. Bu bileşiklerden hepsi biliniyor ve belirli standartlar ölçüsünde çıkarılıyor. Bu da gerek bakteri, gerek virüs, mantar ve bazı parazitlerde kullanılabiliyor. Örneğin baş bitinde bile bunu kullanabiliyorlar. FDA onaylı şu an için antimikrobiyal bir ilaç yok” diye konuştu.

Yozgat Bozok Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Kader de, “Enfeksiyon hastalıkları yönünden bakacak olursak pek çok bakteriyel, viral ve mantar enfeksiyonlarında etkili olduğu yapılan araştırmalarda gözlenmiş, bu yönden oldukça yararlı bitkisel ürün lavanta özlü. Şimdi burada sosyal programda Çekerek ilçesinde yer alan Lavanta Adası geziyoruz, yerinde görmüş oluyoruz” ifadelerini kullandı.

“Dünyanın sayılı lavanta adalarından bir tanesi olmuş”

Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Temel, Lavanta Adası’nın dünya çapında bir yer olduğuna vurgulayarak, şunları söyledi:

“Değişik üniversitelerden gelen hocalarımız ve bizim özellikle Tıp Fakültesi hocalarımız, lisansüstü öğrencilerimiz, yüksek lisans doktora öğrencilerimiz ve diğer fakülteden gelen hocalarımızla beraber Lavanta Adası’nı geziyoruz. Sadece Türkiye’de demeyelim dünyanın sayılı adalarından bir tanesi olmuş Lavanta Adası. Gerçekten de Çekerek’te olan Lavanta Adamız sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı lavanta adalarından bir tanesi olmuş. Lavantanın endüstriyel boyutu, sağlık boyutu çok önemli bir şey ama artık dünyada biliyorsunuz görsel efektler de çok etkili ve siz işin turizm boyutuna da girmeniz lazım. Burada insanlar gelip gerçekten, bizlerde uluslararası kimliğimiz olduğundan dolayı bu paylaşımlarınızı yaptığınız zaman çok değişik, çok farklı ülkelerden bizim akademisyen ve diğer hocalarımız, arkadaşlarımıza da ‘bu Çekerek nasıl bir yer’ olduğunu merak etmeye başlamışlar ki; zaten şimdi aşağıda da gördük bir Hindistan ekibi de burada. Onlar da bu bölgeye çok önem vermişler. Beraber yürütülmesi lazım bu programlarımız.”

“2017 yılında lavanta adını bilen yoktu”

Iğdır Üniversitesi’nde 8 yıl rektör olarak görev yaptıktan sonra yaklaşık 10 gün önce Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nden öğretim üyesi olarak göreve başlayan (Türkiye Bilimler Akademisi) TÜBA Üyesi Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma, adanın çok muazzam olduğuna vurgu yaptı. 2017 yıllarında Lavantanın tanınmayan bir bitki olduğunu dikkati çeken Alma, şöyle konuştu:

“Lavanta, kelime anlamı zaten temizlemek demektir, yıkanmak demektir. Görürsün marketlerde lavanta resimleri olur deterjanlarda, yıkanma kelimesi alyuvarda diye bir kavram var, hayat bilgisi diye lavantanın kaynağı da oradan geliyor, hayatın içinde olan bir bitki. Aslında 1970 yılında Fransa’dan ithal etmiş bir egzotik bitki, bize yerli olmayan bir tür. Fransa, Fas, Cezayir, Kuzey Afrika bu konuda çok ileri gitmiş durumdalar. Son yıllarda tebrik etmek gerekiyor Isparta Kuyucak bu işe el attı, hatta Lavandula diye bir köyde kurdular. Ciddi manada şu anda 3 bin 500 ton kadar ihracatını söz konusu, fakat maalesef 4 bin 500 ton kadar ithalatımız söz konusu, cariye açıkmış halen mevcut. 1970’li yıllarda başımasına rağmen ağır yürüyen bir sektör. Örneğin ben Iğdır’a rektör olduğum zaman 2017 yılında lavanta adını bilen yoktu, şu an 100 dönüm kadar lavanta ekili, yağını çıkartıyoruz, kremli yapıyoruz, losyonlarını yapıyoruz, aynı zamanda cilt bakım, tırnak kremlerini yaptık ve bakanlık onaylı sertifikalar aldık. Bu konuda son yıllarda şu anda olduğumuz Yozgat Bozuk Üniversitesi, özellikle Çekerek Belediye Başkanı yaptığı yatırımlar gördüğünüz gibi göl kıyısında muazzam bir yamaç şenlendirilmesi yapmışlar.”

“Bizim şu anda üretim gittikçe artıyor, bin 500 sonra çıktı”

Türkiye’de Lavanta üretiminin sürekl arttığını bildiren Prof. Dr. Alma, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Şu anda 2022 yıllarını datası elinde, TÜİK raporuna göre bin 500 tona çıkmış durumdayız ve dünya içerisinde şu anda 5’inci sıradayız. Birinci sırayı Bulgaristan, onu takip eden Fransa, Cezayir, Fas, Çin bu konuda çok atak yaptı son yıllarda her yerde olduğu gibi. Çin daha doğrusu lavantanın içindeki etken maddelerin sentezini yapıyor. Çünkü çok fazla ticari bir değeri olan bir ürün olması sebebiyle ona trend yaptı, meyil gösterdi. Bizim şu anda üretim gittikçe artıyor, bin 500 sonra çıktı. Nereden başladık; 2015’lerde 150 ton civarında, şu anda bin 500 tonlara doğru çıktı. Özellikle Isparta bu konuda, Denizli ve Tekirdağ Keşan’da buna çok önem veriyorlar. Lavanta yağı çok kıymetli, aynı zamanda lavanta yağı yüzde 2 ile 5 oranında olmasına rağmen geriye kalan yüzde 95’inde metanol ekstraktı yaparak kozmetik ve tıp sektöründe kullanmaya başladı. Buna by Prodak dediğimiz yani ürünleri değerlendirilme sektörüne de can suyu oldu. Lavanta gerçekten içinde 59’a yakın madde var, silecek etkisi var fakat antikanserde kullandığı zaman birkaç bitki ile kullanmak gerekiyor, mesela kekik gibi, adaçayı gibi.

“Tarım Bakanı’nın bir alım garantisi vermesi gerekiyor”

Lavanta üretiminde en önemli sorunun pazar olduğunun da altını çizen Alma, “Zaten bakanlığımızın bu konuda fizibilite raporları var, teşvikleri var, Orman Bakanlığının, özellikle TKKDK (Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu) destekleri söz konusu. Fakat özellikle Tarım Bakanı’nın bir alım garantisi vermesi gerekiyor. İnsanlar ekiyor biçiyor ama buna bir alım garantisi verip, devam ettirmek lazım, işin güzelliği devam etmesine bağlıdır. Sürdürülebilir olması için desteğe ihtiyacı var. Destekler kısmen var ama tam bilemiyorum fakat biraz daha önem vermek lazım, teşvik etmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Haberler

🎙️ TRT GAP Radyo’da Kırtasiye Ürünlerini Konuşacağız

Yayınlanma

Tarih

Yazar

08 Eylül 2026 Salı günü saat 12.30’da TRT GAP Radyo’da, kırtasiye ürünleri satın alırken çocuklarımızın sağlığını korumak için nelere dikkat etmemiz gerektiğini konuşacağız.

Kalem, silgi, boya, oyun hamuru, kâğıt ve plastik ürünlerin yanı sıra ağır metaller, solventler, plastik katkı maddeleri ve kokulu ürünlerin oluşturabileceği riskler üzerinde duracağız. Ayrıca güvenilir ürün seçimi, etiketlerin okunması ve çocukların kullanım sonrası ellerini yıkamasının önemi hakkında bilgiler paylaşacağız.

Unutmayalım: Kırtasiye alışverişinde yalnızca fiyat ve görünüşe değil, ürünün güvenliğine de dikkat etmeliyiz.

Doğru ürün seçimi, sağlıklı nesiller demektir.

Prof. Dr. Hamdi TEMEL
Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi
Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı

Okumaya devam et

Haberler

Prof. Dr. Hamdi Temel Öğretim Üyemizden Çevre Odaklı Erasmus+ Proje Başarısı

Yayınlanma

Tarih

Yazar

Üniversitemiz Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Temel’in yürütücülüğünü üstlendiği “From Yozgat to Europe, we’re on the road for the environment!” başlıklı proje, Erasmus+ DiscoverEU Dahil Etme Faaliyeti (KA155-YOU) kapsamında 23.676 avro hibe desteği almaya hak kazandı.

Proje ile uluslararası hareketlilik imkânlarına erişimi sınırlı gençlerin Avrupa’yı keşfetmeleri, farklı kültürleri tanımaları ve özellikle çevre, sürdürülebilir ulaşım ve sürdürülebilir yaşam uygulamalarını yerinde gözlemlemeleri hedefleniyor. Proje kapsamında gençler, Avrupa’daki iyi çevre uygulamalarını inceleyerek deneyimlerini ve elde ettikleri kazanımları Yozgat’a taşıyacak.

Rektörümüz Prof. Dr. Evren Yaşar, Erasmus+ Programı kapsamında projesi desteklenmeye hak kazanan Prof. Dr. Hamdi Temel’i tebrik ederek başarılarının devamını diledi.

Okumaya devam et

Haberler

Bilime Adanmış Bir Hayat; Yozgatlı Prof. Dr. Hamdi Temel

Yayınlanma

Tarih

Yazar

Muhabir: Sevgi Ay

Yozgat Hakimiyet Gazetesi

Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Temel, mikroplastiklerden su kıtlığına, kenevirden salebe uzanan akademik çalışmalarını ve Yozgat’a kazandırdıklarını anlattı.

Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi dahili Tıp Bilimleri Bölümü öğretim üyesi ve Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Temel, hem akademik kariyerini hem de Yozgat’a kazandırdığı çalışmaları anlattı. Sorgunlu olan Prof. Dr. Temel farmakoloji-toksikoloji ve kimya alanlarında iki doktoraya sahip bir bilim insanı olarak çevre kirliliğiyle mücadelede öncü çalışmalara imza atıyor.

Uzun yıllar Dicle Üniversitesi’nde görev yapan ve Eczacılık Fakültesi’nin kurucu dekanlığını üstlenen Temel, memleketi Yozgat’a dönerek Bozok Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdürüyor.

“İki Doktoraya Sahip Bir Hocayım”

Akademik yolculuğunu değerlendiren Prof. Dr. Hamdi Temel, “Hem farmakoloji ve toksikoloji alanında hem de kimya alanında iki doktoraya sahip olan bir hocayım. Uzun yıllar Dicle Üniversitesi’nde görev yaptım, 30 yıl kadar. Orada Eczacılık Fakültesi’ni kurduk, kurucu dekanlığını yaptık” dedi.

Prof. Dr. Temel Dicle Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin de kurucu müdürlüğünü yaptığını belirterek, uluslararası akademik camiada tanınırlığının temelini bu merkezdeki çalışmaların oluşturduğunu ifade etti.

Bilimsel üretkenliğiyle dikkat çeken Prof. Dr. Temel Web of Science verilerine göre H faktörünün 34 olduğunu açıkladı. 150’nin üzerinde uluslararası, toplamda 200’ü aşkın yayına imza atan akademisyen, uluslararası atıf sayısının 3 bini geçtiğini söyledi.

50’yi aşkın ulusal ve uluslararası projede yer alan Prof. Dr. Temel bu projelerin çoğunda yürütücülük görevi üstlendi. Bozok Üniversitesi’ne geldikten sonra 5 yılını tamamlayan Prof. Dr. Temel farmakoloji yüksek lisans programını açtıklarını ve bu programın üniversitenin en popüler anabilim dallarından biri haline geldiğini vurguladı.

Çalışma alanlarının başında mikroplastikler ve plastik kirliliği geliyor. Prof. Dr. Temel Türkiye’ye ilk kez getirdikleri hassas bir cihazla yaptıkları araştırmada, 0,5 litrelik pet şişelerde 5 kimyasal madde tespit ettiklerini açıkladı.

“O çok hassas bir cihazdı. Normal aletlerle göremeyeceğiniz eser maddeleri o aletlerle çok rahat bulabilirsiniz. Biz yaptığımız çalışmalarda 0,5 litrelik pet şişelerde ne yazık ki 5 tane kimyasal madde bulduk ve o çalışmamızı uluslararası bir yayınevinde yayınlattık. Özellikle Amerika’da gerçekten çok ses getiren bir çalışmamız olmuştu.”

Bu alandaki çalışmaların devam ettiğini belirten Prof. Dr. Temel Springer’da uluslararası bir yayınevinde editörlüğünü yaptığı mikroplastik kitabının yakında çıkacağını duyurdu.

Yaptığı çalışmaları kitaplarla topluma aktaran Prof. Dr. Temel “Naylon Aşkı Öldürür” kitabıyla plastik kirliliğine dikkat çekti. Bu kitapla ilgili TÜBİTAK Bilim Söyleşileri kapsamında Türkiye’nin dört bir yanında konferanslar verdiğini anlattı.

Devam niteliğindeki “Suyun Sesini Duydum” kitabıyla su kıtlığı ve su kirliliğine odaklanan Prof. Dr. Temel “Geçen sene Yozgat olarak bile yaşadıklarımız ortada. Çok şükür bu sene çok yağmur yağdı da su kıtlığı çok görünmüyor ama ileride ne olacağını bilemeyiz” diye konuştu.

Anaokulundan Üniversiteye Yüzlerce Konferans

Çevre bilincini yaygınlaştırmak için anaokulu öğrencilerinden halk eğitim merkezlerine kadar geniş bir kitleye ulaşan Prof. Dr. Temel yüzlerce konferans verdiğini söyledi. Konferansların ardından aldığı olumlu dönüşlerin önemine değinen akademisyen, “İnsanlar ‘hocam biz bu şekilde düşünmemiştik’ diyebiliyorlar. Bu da demektir ki üniversite hocalarının halkla bütünleşmesi, bilgilerini aktarması lazım” ifadelerini kullandı.

Yozgat’a geldikten sonra sağlık bilimleri açısından Kenevir kitabını çıkaran Prof. Dr. Temel, Bozok Üniversitesi Kenevir Araştırma Merkezi’ndeki çalışmalara dikkat çekti. Bir TÜBİTAK projesinin de değerlendirme aşamasında olduğunu belirterek, “Bize bazı eleştiriler vardı, o eleştirileri yapıp gönderdik. Yakında onun da haberini paylaşırız” dedi.

Çekerek’teki lavanta adasıyla ilgili geçen yıl sağlık açısından lavanta sempozyumu düzenlediklerini hatırlatan Prof. Dr. Temel bu alanda kitap çıkardıklarını ve bir yüksek lisans tezinin tamamlandığını aktardı. Sağlık Bilimleri Açısından Sarı Kantaron kitabının da çıktığını belirten akademisyen, tüm bu çalışmalarda sağlık boyutunu öne çıkardıklarını vurguladı.

Akdağmadeni’nde Salep Sempozyumu

Geçen hafta Akdağmadeni Belediyesi ile birlikte sağlık bilimleri açısından Salep Sempozyumu düzenlediklerini anlatan Prof. Dr. Temel, alanında uzman bilim insanlarının katıldığı etkinlikte salebin akademik ve sağlık yönünün ele alındığını söyledi.

Prof. Dr. Temel “Salebin akademik yönden, sağlık yönünden nasıl geliştirebiliriz, nasıl akademik çalışma yapabiliriz, bunu dünyaya nasıl tanıtabiliriz? Bunlarla ilgili fikir alışverişleri yaptık. Gerçekten inanılmaz derecede zevkli geçti. Akdağmadeni’nin ev sahipliğinden dolayı çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Akademik çalışmalarının yanı sıra sosyal içerikli kitaplar da yazan Prof. Dr. Temel, çocukluk hatıralarından Sorgun, Diyarbakır ve Yozgat’a dair düşüncelerine kadar geniş bir yelpazede “Kalemimin Rengi” adlı kitabını kaleme aldı. Lambert serisinde çıkan İngilizce bir kitabının da uluslararası camiada tanındığını belirtti.

Uluslararası iş birliklerine de değinen Prof. Dr. Temel, Kazakistan’da 7 doktorant yetiştirdiğini sözlerine ekledi. Prof. Dr. Temel’in çevre kirliliği ve sağlık alanındaki yeni çalışmalarına ilişkin gelişmeler önümüzdeki dönemde paylaşılacak.

Muhabir: Sevgi Ay

Okumaya devam et

Trendler

Prof. Dr. Hamdi Temel © 2020 Tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki yazıların izinsiz ve kaynak gösterilmeden paylaşılması yasaktır.

Toplam Ziyaretçi Sayısı

maksibet giriş maksibet film hd izle film izle film hd izle şutbet giriş şutbet oslobet giriş oslobet betmoris giriş betmoris elexusbet giriş favorislot elexusbet giriş